‹ Ana sayfa
Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/4835 K.2011/5183

Esas No: 2009/4835 · Karar No: 2011/5183 · Karar Tarihi: 20.06.2011
Özet: Uyuşmazlık, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan dolayı sanığın hapis ve adli para cezası ile silahın müsaderesi konusundaki yargılama sürecinde takdiri indirim hakkının uygulanmamasıyla ilgilidir. Mahkeme, sanığın suçu sabit bulmuş, 1 yıl hapis ve 450 TL adli para cezası vererek infaz rejimine göre çektirilmesini, silahın müsaderesini ve denetimli serbestlik tedbirini hükmedmiş; takdiri indirim hakkının uygulanmasına yer olmadığına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık

HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:

Sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken, “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri” gibi hususlarda değerlendirme yapılması gerekirken, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı (BOZULMASINA), 20.06.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE: Türk Ceza Yasası, takdiri azaltıcı sebep yönünden, sınırlayıcı sistemi değil, serbest değerlendirme sistemini benimsemiştir. Serbest değer- lendirme sisteminde takdiri azaltıcı sebeplerin var olup olmadığının takdiri yetkisi, yargı-
lamayı yapan hâkime bırakılmıştır. Suç işlemiş olan kişiye uygulanacak olan cezanın, ola- ya ve suçluya uydurulması suretiyle daha adil ve hakça bir cezaya hükmedebilmesini sağ- lamaya yönelik olarak hâkime cezada indirim yapılabilmesi için tanınan bu serbestlik yetkisini kullanırken; olayın nedenini, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri ile benzeri durumları değerlendirerek, bu hususta hak ve adalet kurallarına uygun bir de- ğerlendirme ve uygulama yapılmalıdır. Bu husustaki takdirde bir zafiyet veya yanılgı bu- lunup bulunmadığının Yargıtay tarafından denetleneceği kuşkusuzdur. Yine sanığın mah- kemedeki saygısız tutumu, adli sicil kaydına göre geçmişte benzer suçlar işlediğinin belirlenmesi, suç işledikten sonra suç delillerini ortadan kaldırma teşebbüsü gibi durumlar ise takdiri indirim nedenlerinin kişi hakkında uygulanmamasına gerekçe oluşturabilir. Mahkeme takdiri indirim maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verirken yu- karıda belirtilen ölçütlere uygun şekilde takdir hakkının gerekçesini gösterecektir. Bu ge- rekçenin dosyadaki bilgi ve belgelere uygun olduğu takdirde bir yanılgının bulunmadığı gerekçede çelişkiye düşülmediği anlaşılacaktır.

Somut olaya gelince; 22.01.2006 tarihinde saat 01.00 sıralarında İzmir ili ... sokak girişinde, görevlilerce yapılan uygulama sonucu bir adet 7.65 mm. çapında taşınması ve bulundurulması yasak olan tabanca sanığın üzerinde yakalanmış ve hakkında yasak silah taşımak suçundan kamu davası açılmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; sanığın suçu sabit görülerek 6136 sayılı Yasanın 13/1, 5237 sayılı TCK’nun 58/6, 53, 54. maddeleri uyarınca 1 yıl ha- pis ve 450.00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığa verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluğuna, cezanın ta- mamen infazından sonra hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ve suça konu tabancanın müsaderesi yolunda hüküm kurulmuştur.

Mahkeme talep olmadığı halde “nedenleri bulunmadığından sanığın ceza- sından başkaca yasal veya takdiri sebeplerle arttırma veya indiririm yapılmasına takdiren yer olmadığına” da karar vermiştir. Ayrıca talep olmadığı halde mahkemece resen cezanın kişiselleştirmesine ilişkin 5237 sayılı TCK’nun 50 ve 51. maddelerinin uygulanmaması yönünde de yasal gerekçelerle bir değerlendirme yapmıştır. Yargılama sırasında sanığın duruşmaya gelmesi için çağrı kâğıdı çıkarılmış, davetiye kendisine tebliğ edildiği halde 6 oturum duruşmaya gelmemiş ve sonuçta hakkında yakalama kararı çıkarılmak suretiyle mahkemeye getirtilip savunması alınabilmiştir. Dosya arasında bulunan adli sicil kaydın- da sanığın birden fazla sabıkası bulunduğu anlaşılmaktadır.

Dosyada görüldüğü üzere, sanığın adli sicil kaydına göre geçmişte birden fazla değişik türden ve aynı türden suç işlediği mahkemece belirlenmiştir. Mahkeme, böylece dosyadaki bilgi, belge ve tespitlerle, adalet ölçüleriyle çelişik olmayacak, kabul edilebilir verilere dayalı bir durum ortaya koymuş ve sabıkalı olan sanık hakkında edindi- ../..

ği kanaate göre ceza tertip edip, takdiri indirim nedeniyle ceza indirimine gitmemiştir. Mahkemenin ulaştığı hukuki sonuç itibariyle, takdirde bir isabetsizliği bulunmadığından sayın çoğunluğun bu yoldaki bozma kararına katılmıyorum.

KARŞI DÜŞÜNCE: İncelenen dosya içeriğine; Yargıtay İİBGK 7.6.1976/3/4-3 sayılı kararı, Yargıtay 4. Ceza Dairesi Başkanı ...’un Y.C.G.K. 1998/2-340 esas ve 1999/2 karar sayılı kararındaki ayrık görüş yazısında “Davasız yargılama olamaz ilkesi ancak ayrık bir yasal hüküm varsa aşılabilir. CYY 320/1 maddesi bu tür ayrık hüküm- lerdendir. Ancak yasada hüküm varsa istek olmasa da yargıda bulunulması gerekir.” şeklindeki açıklaması ve CMK da; talep edilmeyen lehe hükümlerin tartışılmasını zorunlu kılan bir hüküm bulunmayışı, göz önüne alındığında; “TCK 62. maddesinin” ya da “lehe olan hükümlerin” uygulanmasına yönelik sanığın talebi bulunmamasına göre; hakim dos- ya içeriğine göre takdir yetkisini 62. madde uygulanmaması yönünde kullanmış olmasına göre; salt kararda "başkaca artırma eksiltme yapılmasına yer olmadığına" şeklinde ibare yazılması emsal İİBGK’ya göre 62. madde gereğince ayrıca hakimin talep olmadan uygulamamaya dair takdir sebeplerini gösteren gerekçe yazmasını gerektirmez, düşüncesi ile dairemizin sayın üyelerinin çoğunluk görüşüne muhalifim.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?