Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/4613 K.2011/3677
Özet: Mahkeme, suç tarihinde temel adli para cezasının 440 TL'yi geçmesini gözetmeme, 62. maddenin uygulanmaması kararının yeri satılamaması, aynı zamanda 58. maddenin uygulanmasının haksız olduğu, 63. maddeden türemiş mahsup uygulamasının hatalı olduğuna hükmetip kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- Suç tarihi itibariyle temel adli para cezasının 440 Türk Lirasından fazla olamayacağının gözetilmemesi,
2- Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar irdelenmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- 5237 sayılı TCK.nun 7/2. madde ve fıkrasında "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun hükmü ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur", aynı maddenin 3. fıkrasına göre de, "hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç, infaz rejimine ilişkin hükümler derhal uygulanır" hükümlerinin düzenlenmiş bulunması karşısında, bu hükümlere aykırı olarak, suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine sonuç doğuran 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına karar verilmesi,
4- TCK.nun 63. maddesi gereğince sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin cezasından mahsubuna karar verilirken, mahsup kararı ile yetinilmesi yerıne mahsuptan sonra kalan cezanın asıl mahkumiyet gibi gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 24.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- Suç tarihi itibariyle temel adli para cezasının 440 Türk Lirasından fazla olamayacağının gözetilmemesi,
2- Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar irdelenmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- 5237 sayılı TCK.nun 7/2. madde ve fıkrasında "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun hükmü ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur", aynı maddenin 3. fıkrasına göre de, "hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç, infaz rejimine ilişkin hükümler derhal uygulanır" hükümlerinin düzenlenmiş bulunması karşısında, bu hükümlere aykırı olarak, suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine sonuç doğuran 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına karar verilmesi,
4- TCK.nun 63. maddesi gereğince sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin cezasından mahsubuna karar verilirken, mahsup kararı ile yetinilmesi yerıne mahsuptan sonra kalan cezanın asıl mahkumiyet gibi gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 24.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.