Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/17892 K.2011/3276
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların parade sahtecilik suçundan hüküm giymesiyle ilgili temyiz itirazlarıdır; mahkeme, verilen beraat ve hükümlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek temyiz taleplerini reddetti. Sonuç olarak, sanıklar hakkında karar verilen hapis cezaları ve denetimli serbestlik tedbirleri onaylanmış, ancak bazı infaz rejimi detayları ve velayet haklarıyla ilgili düzenlemeler yapılmıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Parada sahtecilik
HÜKÜM: Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın hükümlülüklerine ve müsadereye; sanıklar ... ile ...'ın beraatlerine
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanıklar ... ve ... haklarında verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece toplanan kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar hakkındaki hükümlerin istem gibi (ONANMASINA),
II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın muhafaza ettiği ve sahte olduğunu bildiği parayı tedavüle koymak istemesi şeklinde gerçekleşen ve tamamlanan eyleminin, teşebbüs aşamasında kaldığı belirtilerek yazılı biçimde uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve hükmolunan temel ceza itibariyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 tarih ve 2008/6-47 esas, 2008/43 sayılı kararında da belirtildiği üzere tekrar sanık lehine uygulama yapılamayacağından CMK.nun 231. maddesinin uygulanmayacağı cihetle sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi oybirliğiyle (ONANMASINA),
III- Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- Sanık ... hakkında kurulan hükümde, TCK.nun 58. maddesinin 6. ve 7. fıkralarına aykırı olarak infaz yetkisini sınırlayacak biçimde "5275 sayılı Yasanın 108. maddesine göre verilen hapis cezasının 3/4'ünün iyi halli olarak çekilmesi durumunda koşullu salıvermeden yararlandırılmasına" ve süre belirtilmek suretiyle cezanın infazından sonra "1 yıl" denetimli serbestlik süresinin tayinine karar verilmesi,
2- Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanırken, maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmalarının "hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar" sürmesine karar verilerek, aynı maddenin 3. fıkrası hükmüne aykırı davranılması,
3- Müsaderesine karar verilen suça konu sahte paraların, 5320 sayılı Yasanın 17. ve Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 16. maddeleri uyarınca Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan sanık ... hakkındaki tekerrür uygulamasına ilişkin bölüm hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/37-95 esas ve karar sayılı ilamı nedeniyle TCK.nun 58/6-7. madde ve fıkraları uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" denilmek ve yine hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanıkların kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına" ibaresi yazılarak, suça konu sahte paraların müsaderesine ilişkin hüküm fıkrasına ve "5320 sayılı Yasanın 17. ve Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 16. maddeleri uyarınca Merkez Bankasına gönderilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle sanıklar hakkındaki hükümlerin istem gibi (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
IV- Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin olarak yapılan incelemede;
Oluş ve tüm dosya içeriğinden, sanık tarafından piyasaya sürüldüğü ve sahte olduğu iddia olunan paraların ele geçmemesi ve bu paraların sanıkta olduğu bilinerek temin edildiği kişilerin belirlenememesi karşısında yüklenen suçu işlediğine dair cezalandırılmasını gerektirir nitelikte varsayımlar dışında kesin delil bulunmayan sanığın beraati yerine dosya içeriği ile uyuşmayan yazılı gerekçelerle mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiileri ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 3.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Parada sahtecilik
HÜKÜM: Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın hükümlülüklerine ve müsadereye; sanıklar ... ile ...'ın beraatlerine
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanıklar ... ve ... haklarında verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece toplanan kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar hakkındaki hükümlerin istem gibi (ONANMASINA),
II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın muhafaza ettiği ve sahte olduğunu bildiği parayı tedavüle koymak istemesi şeklinde gerçekleşen ve tamamlanan eyleminin, teşebbüs aşamasında kaldığı belirtilerek yazılı biçimde uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve hükmolunan temel ceza itibariyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 tarih ve 2008/6-47 esas, 2008/43 sayılı kararında da belirtildiği üzere tekrar sanık lehine uygulama yapılamayacağından CMK.nun 231. maddesinin uygulanmayacağı cihetle sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi oybirliğiyle (ONANMASINA),
III- Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- Sanık ... hakkında kurulan hükümde, TCK.nun 58. maddesinin 6. ve 7. fıkralarına aykırı olarak infaz yetkisini sınırlayacak biçimde "5275 sayılı Yasanın 108. maddesine göre verilen hapis cezasının 3/4'ünün iyi halli olarak çekilmesi durumunda koşullu salıvermeden yararlandırılmasına" ve süre belirtilmek suretiyle cezanın infazından sonra "1 yıl" denetimli serbestlik süresinin tayinine karar verilmesi,
2- Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanırken, maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmalarının "hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar" sürmesine karar verilerek, aynı maddenin 3. fıkrası hükmüne aykırı davranılması,
3- Müsaderesine karar verilen suça konu sahte paraların, 5320 sayılı Yasanın 17. ve Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 16. maddeleri uyarınca Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan sanık ... hakkındaki tekerrür uygulamasına ilişkin bölüm hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/37-95 esas ve karar sayılı ilamı nedeniyle TCK.nun 58/6-7. madde ve fıkraları uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" denilmek ve yine hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanıkların kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına" ibaresi yazılarak, suça konu sahte paraların müsaderesine ilişkin hüküm fıkrasına ve "5320 sayılı Yasanın 17. ve Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 16. maddeleri uyarınca Merkez Bankasına gönderilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle sanıklar hakkındaki hükümlerin istem gibi (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
IV- Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin olarak yapılan incelemede;
Oluş ve tüm dosya içeriğinden, sanık tarafından piyasaya sürüldüğü ve sahte olduğu iddia olunan paraların ele geçmemesi ve bu paraların sanıkta olduğu bilinerek temin edildiği kişilerin belirlenememesi karşısında yüklenen suçu işlediğine dair cezalandırılmasını gerektirir nitelikte varsayımlar dışında kesin delil bulunmayan sanığın beraati yerine dosya içeriği ile uyuşmayan yazılı gerekçelerle mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiileri ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 3.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.