Yargıtay7. Hukuk DairesiBorçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/433 K.2012/1983
Özet: Uyuşmazlık, 189 ada 45 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına ilişkin Hazine’nin davalı … adına tespit talebi ve buna karşılık gelen 189 ada 46 parselin de tespitiyle ilgiliydi; mahkeme, 189 ada 45 parselin 64.46 m²’lik bölümünü Hazine’ye, kalan kısmını ise davalıya tapuya tescil ettirerek davayı kısmen kabul etti ve bu kararın yargı gideri ile harç sorumluluğunu ortadan kaldırarak onayladı.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 189 ada 45 parsel sayılı 337.97 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine tapu kaydına dayanarak taşınmazın bir bölümüne yönelik dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 189 ada 45 parsel ile dava dışı 189 ada 46 parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptali ile uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 09.06.2010 tarihli rapor ve haritada gösterilen 64.46 m2 yüzölçümündeki bölümün 46 parsele eklenerek 189 ada 46 parsel sayılı taşınmazın 698.57 m2 yüzölçümü ile davalı Hazine adına, 189 ada 45 parsel sayılı taşınmazın 273.51 m2 yüzölçümü ile davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 189 ada 45 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 09.06.2010 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 64.46 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı Hazine'nin tutunduğu 09.01.1956 tarih 10 sayılı tapu kaydının kapsamında kaldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, dava konusu olmadığı halde Hazine adına tespit gören ve kesinleşerek tapuya tescil edilen 189 ada 46 parsel sayılı taşınmaz hakkında taraflar arasında kesin hüküm doğuracak şekilde tescil hükmü kurulması isabetsiz olduğu gibi mahkeme hükmünden sonra 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı Kadastro Mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır” hükmü öngörülmüştür. Sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran bu değişikliğin henüz kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanması gerektiği gözetildiğinde davalı aleyhine yargılama giderine hükmolunması dahi isabetsiz ise de, yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 1, 2, 4 ve 5. bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine 1. bent olarak "Davanın kısmen kabulü ile dava konusu 189 ada 45 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile uzman bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 09.06.2010 tarihli harita ve raporda (A) harfi ile gösterilen 64.46 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı Hazine adına, geri kalan bölümünün tespit gibi tapuya tesciline", 2. bent olarak “davacı Hazine tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,” sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 21.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 189 ada 45 parsel sayılı 337.97 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine tapu kaydına dayanarak taşınmazın bir bölümüne yönelik dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 189 ada 45 parsel ile dava dışı 189 ada 46 parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptali ile uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 09.06.2010 tarihli rapor ve haritada gösterilen 64.46 m2 yüzölçümündeki bölümün 46 parsele eklenerek 189 ada 46 parsel sayılı taşınmazın 698.57 m2 yüzölçümü ile davalı Hazine adına, 189 ada 45 parsel sayılı taşınmazın 273.51 m2 yüzölçümü ile davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 189 ada 45 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 09.06.2010 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 64.46 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı Hazine'nin tutunduğu 09.01.1956 tarih 10 sayılı tapu kaydının kapsamında kaldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, dava konusu olmadığı halde Hazine adına tespit gören ve kesinleşerek tapuya tescil edilen 189 ada 46 parsel sayılı taşınmaz hakkında taraflar arasında kesin hüküm doğuracak şekilde tescil hükmü kurulması isabetsiz olduğu gibi mahkeme hükmünden sonra 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı Kadastro Mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır” hükmü öngörülmüştür. Sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran bu değişikliğin henüz kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanması gerektiği gözetildiğinde davalı aleyhine yargılama giderine hükmolunması dahi isabetsiz ise de, yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 1, 2, 4 ve 5. bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine 1. bent olarak "Davanın kısmen kabulü ile dava konusu 189 ada 45 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile uzman bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 09.06.2010 tarihli harita ve raporda (A) harfi ile gösterilen 64.46 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı Hazine adına, geri kalan bölümünün tespit gibi tapuya tesciline", 2. bent olarak “davacı Hazine tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,” sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 21.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.