‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/1774 K.2012/7746

Esas No: 2012/1774 · Karar No: 2012/7746 · Karar Tarihi: 08.11.2012
Özet: Uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesine dayalı alacak ve fesih‑tasfiye hükümlerine aykırı davranış için öngörülen cezai şartın uygulanmasıyla ilgilidir; mahkeme, davanın kabulünü ve cezai şartın geçerli olabilmesi için ortaklığın feshini ve tasfiyeyi zorunlu kılacak kararları da kabul etmiştir. Sonuç olarak, temyiz edilen karar bozulmuş, harc iadesi kararı verilmiş ve 8.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar alınmıştır.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, adi ortaklık sözleşmesine dayalı alacak ve cezai şart istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Yanlar arasında düzenlenen 11.6.2008 tarihli adi ortaklık sözleşmesinin 6-3 maddesinde ortaklığı fesih üzerine tasfiye işlemlerine veya düzenlenecek tasfiye protokolüne aykırı davranan aleyhine cezai şart öngörülmüş, davanın bir kısmını da bu cezai şart oluşturmuştur.

Sözleşme gereğince davalının işlettiği dönemden kaynaklanan ortaklık borçlarının davacı tarafından ödendiği iddiasıyla istenilen alacak kalemi açısından ortaklığın fesih ve tasfiyesine gerek bulunmamaktadır. Ancak, cezai şartın fesih ve tasfiye hükümlerine aykırılık durumları için öngörülmüş ve mahkemece bu istem de kabul edilmiş bulunmakla; cezai şarta hükmedilebilmesi için öncelikle ortaklığın feshine karar verilip, bilahare B.K.'nun 538. ve devamı maddeleri uyarınca sözleşme hükümleri dikkate alınarak tasfiye hükümlerinin uygulanması zorunludur.

Adi ortaklığın ne şekilde sona ereceği B.K.nun 535. Maddesinde, tasfiyenin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı da 538. ve devamı maddelerinde gösterilmiştir. B.K’nun 537/7 maddesi uyarınca da mahkemece adi ortaklığın feshine karar verildiğinde ortaklığının mal varlığının ne şekilde tasfiye edileceği karar yerinde gösterilmelidir.

Tasfiyenin B.K’nun 538. ve devamı maddeleri uyarınca yapılabilmesi için öncelikle ortaklık süresince işletici olan davalıdan hesap istenmeli, tarafların tasfiye hususunda anlaşıp anlaşamadıkları tespit edilmeli, tasfiye de anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir. Taraflar mevcut mal ve demirbaşların bölüşülmesinde ya da mal varlığının bir meblağ karşılığında diğerine bırakılmasında anlaşamadıkları takdirde mahkemece tayin olunacak bir görevli marifetiyle bu malların satılmasına, öncelikle varsa ortaklığın borçlarının ödenmesine, bilahare ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslarla, ortaklık için yaptıkları masraflar hesaplanmalı ve her birinin ortaklıktan olan alacağı düşüldükten sonra geriye bir şey kalırsa bu meblağın, var ise zararın paylaştırılmasına karar verilmelidir.

Mahkemenin bu yönü gözetmeden ve taraflar arasındaki sözleşmede cezai şartın fesih ve tasfiye hükümlerine aykırılık durumları için öngörüldüğü dikkate alınmadan eksik araştırma ve inceleme ile karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarı da gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 8.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?