‹ Ana sayfa
Yargıtay7. Hukuk DairesiGayrimenkul ve Emlak Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/6669 K.2012/4530

Esas No: 2011/6669 · Karar No: 2012/4530 · Karar Tarihi: 13.06.2012
Özet: Uyuşmazlık, 104 ada 23 parsel ve aynı ada 24 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydı ve zilyetliğinin davacı taraflarca talep edilmesiyle ilgiliydi; mahkeme, bu taşınmazların 1/2 paylarla davacılara tescilini kabul etmişti. Mahkemenin sonucu ise, yapılan araştırmanın yetersizliği nedeniyle hükmün bozulması ve temyiz itirazının kabulüyle kararın iptal edilmesiydi.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 104 ada 23 parsel sayılı 6632,68 m2 yüzölçümündeki taşınmazın ...'un aynı ada 24 parsel sayılı 7384,19 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise davacı ... ... ...'un zilyetliğinde bulunduğu, ancak taşınmazların Melen Çayı yatağı niteliğinde olduğundan söz edilerek taşınmazlar davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ... ... ... tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların eşit paylarla adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların 1/2 paylarla davacılar ... ve ... ... ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından esasa ve yargılama giderlerine yönelik olarak temyiz edilmiştir.

Mahkemece davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmazlara ait olduğu, taşınmazlar üzerinde davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13 ve 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita ise keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.

O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacıların tutunduğu tapu kaydında yazılı kayıt maliki ya da malikleri ile davacılar arasında akdi, irsi ilişki araştırılmalı, saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, tapu kaydının sabit sınırlı olmaması nedeniyle miktarı ile geçerli olacağı düşünülmeli, tapu kapsamında kalıpta halen su altında olan bölümlerin bulunması halinde bu yerler hakkında ancak, zilyetliğin tespitine ve tescil harici bırakılmasına karar verilebileceği gözönünde tutulmalı, dava konusu taşınmazın dayanılan kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde; öncelikle Melen Çayının ne zaman yatak değiştirdiği belirlenmeli, taşınmazların aktif dere yatağında bulunup bulunmadığı ve özel mülkiyete konu yerlerden olup olmadığı konusunda Jeolog ve ziraatçi bilirkişilerden rapor alınmalı, yöntemine uygun biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.

Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?