Yargıtay7. Hukuk DairesiGayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/4842 K.2012/4922
Özet: Uyuşmazlık, davacılarının miras yoluyla gelen haklarına dayanarak 564, 727, 728, 729, 730, 731, 733, 734 ve 744 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve tescilini talep ettiği davasıdır. Mahkeme, 10 yıllık hak‑düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle bu parseller için davayı reddederek kararını temyiz itirazları yerinde görülmediği gerekçesiyle onaylamıştır.
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 19.06.2012 günü belirlenen saatte aleyhine temyiz istenilen davalı ... vekili Av.... geldi, gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 564, 727, 728, 729, 730, 731, 732, 733, 734, 738 ve 744 parsel sayılı sırasıyla 5600, 5200, 15.100, 30800, 13800, 22900, 12900, 26200, 18900, 11400, ve 15400 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar dava dışı taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının yüzölçümü fazlası olarak ayrıca şağillerinin zilyetlik süresinin dolmaması ve bir kısım taşınmazların da devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle davalı ... adına tespit edilerek tespitler itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacılar ... ve 16 arkadaşı tapu kaydına miras yoluyla gelen hakka dayanarak tapu iptal ve tescil davası açmışlardır. Mahkemece dava konusu 732 ve 738 parsel sayılı taşınmazlar hakkında dava subut bulmadığından diğer parseller hakkında açılan davaların ise hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, duruşma istekli olarak davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyize konu 564, 727, 728, 729, 730, 731, 733, 734 ve 744 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin kesinleştiği gün ile davacılar tarafından tapu iptal ve tescil davasının açıldığı gün arasında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Bu durumda yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davacılar ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile hükmün, 564, 727, 728, 729, 730, 731, 733, 734 ve 744 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ONANMASINA,
2-Davacı tarafın 732 ve 738 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara ait olduğu sonradan el değiştirme sonucu davacıların dayanılan tapu kaydı ile ilgisinin kalmadığı, taşınmazlar üzerinde davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13 ve 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Tapu kayıdının uygulanmasına ilşikin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu cilt 8, sahife 29, sıra no 1 ve 4 sayılı tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, ırsi ilişkisi belirlendiği takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmazlar ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı, birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanak kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinmeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, taşınmazların tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadıkları belirlenmeli dava konusu taşınmazlar tapu kayıtlarının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davacılar ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 732 ve 738 parsel sayılı taşınmazlara yönelik BOZULMASINA, onama ve bozma gözönüne alınarak Hazine lehine Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine, takdiren yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 25.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 564, 727, 728, 729, 730, 731, 732, 733, 734, 738 ve 744 parsel sayılı sırasıyla 5600, 5200, 15.100, 30800, 13800, 22900, 12900, 26200, 18900, 11400, ve 15400 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar dava dışı taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının yüzölçümü fazlası olarak ayrıca şağillerinin zilyetlik süresinin dolmaması ve bir kısım taşınmazların da devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle davalı ... adına tespit edilerek tespitler itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacılar ... ve 16 arkadaşı tapu kaydına miras yoluyla gelen hakka dayanarak tapu iptal ve tescil davası açmışlardır. Mahkemece dava konusu 732 ve 738 parsel sayılı taşınmazlar hakkında dava subut bulmadığından diğer parseller hakkında açılan davaların ise hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, duruşma istekli olarak davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyize konu 564, 727, 728, 729, 730, 731, 733, 734 ve 744 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin kesinleştiği gün ile davacılar tarafından tapu iptal ve tescil davasının açıldığı gün arasında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Bu durumda yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davacılar ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile hükmün, 564, 727, 728, 729, 730, 731, 733, 734 ve 744 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ONANMASINA,
2-Davacı tarafın 732 ve 738 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara ait olduğu sonradan el değiştirme sonucu davacıların dayanılan tapu kaydı ile ilgisinin kalmadığı, taşınmazlar üzerinde davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13 ve 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Tapu kayıdının uygulanmasına ilşikin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu cilt 8, sahife 29, sıra no 1 ve 4 sayılı tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, ırsi ilişkisi belirlendiği takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmazlar ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı, birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanak kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinmeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, taşınmazların tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadıkları belirlenmeli dava konusu taşınmazlar tapu kayıtlarının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davacılar ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 732 ve 738 parsel sayılı taşınmazlara yönelik BOZULMASINA, onama ve bozma gözönüne alınarak Hazine lehine Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine, takdiren yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 25.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.