Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/4643 K.2011/5058
Özet: Uyuşmazlık, miras yoluyla gelen hakla ilgili olarak 317 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapuya tescili ve paylaşımına ilişkin davacılar ile davalı arasında ortaya çıktı; mahkeme, davacıların taleplerini reddederek, mirasçıların payları oranında tapu tesciline karar verdi. Mahkemenin sonucu, davacıların temyizlerini de reddederek, kararın onaylanması ve ilgili harç ödemelerinin düzenlenmesiyle sonuçlandı.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 317 ada 7 parsel sayılı 2068,53 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları ise miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava konusu taşınmazın ortak miras bırakan ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tescili istemiyle, ... ve ... ise Mart 1290 tarih, 9/18, 9/19, 9/20 varak sayılı tapu kayıtlarının tedavül yoluyla oluşan Ağustos 1326 tarih 2, 3, 4 ve Şubat 1962 tarih 1, 2, 3, 4 ve 5 sayılı tapu kayıtlarına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davacılar ... ve ...'ın davalarının reddine, ... ve arkadaşlarının davaların kabulü ile dava konusu taşınmazın Musa Tarım mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar ... ve ...'ın tutundukları dava dışı taşınmazlara yüzölçümü ile revizyon gören değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı, kapsamlarının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yüzölçümü ile belirlenmesi zorunlu bulunan tapu kayıtlarının dava ve temyize konu taşınmazı kapsamadığı, kapsasa bile taşınmaz üzerinde bir insan ömrüne ulaşan süre ve malik sıfatı ile çekişmesiz ve aralıksız olarak zilyet bulunan davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı ../..zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, 4342 sayılı Mera Kanununun 36. maddesi hükmü ile Medeni Kanunun yürürlüğe girdiği 4 Ekim 1926 tarihinden önce yürürlükte bulunan ve Medeni Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin Medeni Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra da yürürlükte olduğu kabul edilen Şevval 1274 tarihli Arazi Kanunnamesinin 20 ve 78. madde hükümleri dikkate alındığında davalı tarafın taşınmaz üzerinde sürdürdüğü zilyetliğin Arazi Kanunnamesinin 20. maddesi hükmünde öngörülen süreye ulaştığı, davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddesi hükmünde öngörülen mülk edinme koşullarının da gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif ve uygulama, toplanıp değerlendirilen deliller ile Kadastro Mahkemesinin 1996/11 esas sayılı dava dosyası içeriği ile belirlenmiştir. Ayrıca davacı taraf öne sürdüğü iddiaları ve davalı tarafın savunmasının aksini de kanıtlayamamıştır.
Mahkemece bu olgular dikkate alınarak verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar ... ve ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan 91,05 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 6,85 TL harcın hükmü temyiz eden davacılardan alınmasına, 14.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 317 ada 7 parsel sayılı 2068,53 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları ise miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava konusu taşınmazın ortak miras bırakan ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tescili istemiyle, ... ve ... ise Mart 1290 tarih, 9/18, 9/19, 9/20 varak sayılı tapu kayıtlarının tedavül yoluyla oluşan Ağustos 1326 tarih 2, 3, 4 ve Şubat 1962 tarih 1, 2, 3, 4 ve 5 sayılı tapu kayıtlarına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davacılar ... ve ...'ın davalarının reddine, ... ve arkadaşlarının davaların kabulü ile dava konusu taşınmazın Musa Tarım mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar ... ve ...'ın tutundukları dava dışı taşınmazlara yüzölçümü ile revizyon gören değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı, kapsamlarının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yüzölçümü ile belirlenmesi zorunlu bulunan tapu kayıtlarının dava ve temyize konu taşınmazı kapsamadığı, kapsasa bile taşınmaz üzerinde bir insan ömrüne ulaşan süre ve malik sıfatı ile çekişmesiz ve aralıksız olarak zilyet bulunan davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı ../..zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, 4342 sayılı Mera Kanununun 36. maddesi hükmü ile Medeni Kanunun yürürlüğe girdiği 4 Ekim 1926 tarihinden önce yürürlükte bulunan ve Medeni Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin Medeni Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra da yürürlükte olduğu kabul edilen Şevval 1274 tarihli Arazi Kanunnamesinin 20 ve 78. madde hükümleri dikkate alındığında davalı tarafın taşınmaz üzerinde sürdürdüğü zilyetliğin Arazi Kanunnamesinin 20. maddesi hükmünde öngörülen süreye ulaştığı, davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddesi hükmünde öngörülen mülk edinme koşullarının da gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif ve uygulama, toplanıp değerlendirilen deliller ile Kadastro Mahkemesinin 1996/11 esas sayılı dava dosyası içeriği ile belirlenmiştir. Ayrıca davacı taraf öne sürdüğü iddiaları ve davalı tarafın savunmasının aksini de kanıtlayamamıştır.
Mahkemece bu olgular dikkate alınarak verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar ... ve ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan 91,05 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 6,85 TL harcın hükmü temyiz eden davacılardan alınmasına, 14.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.