‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2007/281 K.2007/313

Esas No: 2007/281 · Karar No: 2007/313 · Karar Tarihi: 06.02.2007
Özet: (1) Taraflar arasında 3402 Sayılı Kadastro Kanunu kapsamında 282 ada 13 parsel sayılı taşınmaz dışında kalan diğer taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleşmesiyle ilgili hak düşürücü süre aşımı ve ölü kişi aleyhine dava açılmaması konularında uyuşmazlık yaşanmıştır. (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek 282 ada 13 parsel sayılı taşınmaz dışındaki taşınmazlarla ilgili hükümlerin onaylanması ve 0,90 YTL harcın mahsubu ile ilgili kararını oybirliğiyle vermiştir.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
1-Dava niteliği ve içeriği itibariyle 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesi hükmüne dayalı kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğindedir. 282 ada 13 parsel sayılı taşınmaz dışında kalan dava konusu 16 ada 1,2 ve 30 parsel sayılı taşınmazlar ile 8 ada 12 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin 20.12.1990 tarihinde kesinleştiği davanın 1.6.2006 gününde açıldığı 194 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazların ise kadastro tespitlerinin 18.5.1995 tarihinde kesinleştiği davanın ise 1.6.2006 tarihinde açıldığı dikkate alındığında yasada belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Kural olarak bu nitelikteki süre kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi zorunludur. Yerel mahkemenin bu olguları göz önüne alarak sözü edilen taşınmazlara yöneltilen davaların hak düşürücü süre aşımından reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

2-282 ada 13 parsel sayılı taşınmaza yöneltilen temyiz itirazlarına gelince: Sözü edilen taşınmazın kadastro tespiti 28.1.1999 tarihinde kesinleşmiştir. Dava ise 1.6.2006 tarihinde açılmıştır. Hal böyle olunca açılan davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tartışmasızdır. Nevarki, davalı tespit maliki Mehmet oğlu 1304 doğumlu...’in dava gününden önce vefat ettiği dosya içeriği ile belirlenmiştir. 4.5.1978 tarih 4/5 sayılı İBK.na göre ölü kişi aleyhine dava açılamaz ıslah yoluyla da olsa hasım değiştirilemez. Mahkemece bu olgunun göz önüne alınarak 282 ada 13 parsel sayılı taşınmaza yöneltilen davanın husumet yönünden reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Sonuç: Davacı tarafın temyiz itirazlarının reddi ile 282 ada 13 parsel sayılı taşınmaz dışında kalan taşınmazlarla ilgili hükümlerin
(1) numaralı bentte, 282 ada 13 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün ise (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 0,90 YTL harcın hükmü temyiz edenden alınmasına, 6.2.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?