Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/18276 K.2016/10200
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4733 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere Dairemizin 14/10/2014 tarih ve 2013/18887 Esas, 2014/16676 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verilen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 27/10/2016 tarih ve 2016/363537 sayılı itiraz yazısı ile kaldırılarak 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiği yönünden bozulması gerekçesiyle itirazda bulunulmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı yerinde görüldüğünden, 6352 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 308/3. maddesi gözetilerek itirazın kabulüne, Dairemizin 14/10/2014 tarih ve 2013/18887 Esas, 2016/16676 Karar sayılı kararın kaldırılarak yeniden yapılan incelemede: Temyiz incelemesi yapılan bu dosya ile ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/771 Esas, 2012/90 Karar sayılı dosyasında, sanığa atılı eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek, suç tarihi ve iddianamenin düzenlenme tarihleri itibariyle delillerinin birlikte değerlendirilmesi ve sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi bakımından anılan dosyanın temyiz incelemesine konu bu dosyayla birleştirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair hususları incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/11/2016 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 4733 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere Dairemizin 14/10/2014 tarih ve 2013/18887 Esas, 2014/16676 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verilen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 27/10/2016 tarih ve 2016/363537 sayılı itiraz yazısı ile kaldırılarak 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiği yönünden bozulması gerekçesiyle itirazda bulunulmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı yerinde görüldüğünden, 6352 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 308/3. maddesi gözetilerek itirazın kabulüne, Dairemizin 14/10/2014 tarih ve 2013/18887 Esas, 2016/16676 Karar sayılı kararın kaldırılarak yeniden yapılan incelemede: Temyiz incelemesi yapılan bu dosya ile ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/771 Esas, 2012/90 Karar sayılı dosyasında, sanığa atılı eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek, suç tarihi ve iddianamenin düzenlenme tarihleri itibariyle delillerinin birlikte değerlendirilmesi ve sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi bakımından anılan dosyanın temyiz incelemesine konu bu dosyayla birleştirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair hususları incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/11/2016 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.