‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2015/7247 K.2018/5340

Esas No: 2015/7247 · Karar No: 2018/5340 · Karar Tarihi: 14.05.2018
Özet: Uyuşturucu madde, kaçak içki ve sahte bandrolü içkilerin işyerinde tespit edilmesiyle ilgili 4733 sayılı kanuna muhalefet suçunun iddiası, yerel mahkemenin belirttiği sanığın eylemine ilişkin zincirleme suç incelemesini içeriyordu. Mahkeme, ilgili İstanbul sayılı 5237 TCK maddelerini ve iptal kararlarını dikkate almadan, sanığın salıverilmesini ve yaptırımın tamamen iptalini kararlaştırarak hükümünü bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4733 sayılı Kanuna muhalefet

HÜKÜM: Hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
İddianamede müsaderesi talep edilmeyen suça konu kaçak eşyalar hakkında mahallinde her zaman bir işlem yapılması mümkün görülmüştür.

Sanığa ait işyerinde 01.06.2009 tarihinde yapılan aramada, iş yerinin resepsiyon odasında sahte/kaçak içki ve 29.06.2009 tarihlerinde yapılan aramada ise depo bölümünde sahte bandrollü içki ele geçirilen ve her iki olaya ilişkin olarak 17.05.2010 tarihli iddianamenin tanzim edildiği olayda; öncelikle bilirkişi incelemesi yaptırılarak ele geçirilen içkilerin kaçak olup olmadığının ve 29.06.2009 tarihinde ele geçirilen içkilerdeki bandrollerin sahte olup olmadığı, sahte ise iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespitinden sonra sanığın eyleminin zincirleme suç kabul edilip 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin de karar yerinde tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
1-29/06/2009 tarihli olayla ilgili açılan davada bir karar verilmemesi,
2- 24.11.2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?