‹ Ana sayfa
Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/6614 K.2013/6398

Esas No: 2012/6614 · Karar No: 2013/6398 · Karar Tarihi: 20.03.2013
Özet: Uyuşmazlık, iki sanığın toplu kaçakçılık suçundan dolayı ayrı ayrı adli para cezası ve hürriyet bağlayıcı cezaya hükmedilmesiyle ilgiliydi; Mahkeme, 4926 sayılı Kanun hükümlerinin yanlış yorumlandığını belirterek, sanıkların birlikte işledikleri fiilden dolayı müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini kabul etti ve kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4926 sayılı kanuna muhalefet

HÜKÜM: Sanıkların hükümlülüklerine ve müsadereye

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2012 gün ve 2011/7-465 Esas, 2012/11 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı yasanın 5/son maddesinde belirtilen toplu kaçakçılık suçunun iki kişi tarafından işlenebileceğinin belirtilmiş olması karşısında sanıkların birlikte işledikleri fiilden dolayı eylemlerinin toplu kaçakçılık olarak değerlendirilip buna göre sanıklara suça konu eşyanın bilirkişi tarafından tespit edilen CİF değeri üzerinden hesaplanan gümrüklenmiş değerinin 4.5 katı üzerinden müteselsilen sorumlu olmak üzere önödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek eylem bireysel kaçakçılık olarak nitelendirilip, gümrüklenmiş değerin 3. misli üzerinden sanıklara ayrı ayrı ödeme tebliğ edilerek, ödeme yapmadıklarından bahisle yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmolunması,
II-Kabul ve uygulamaya göre;
1-4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Birlikte suç işleyen sanıklar hakkında tek tazmini para cezası tayin edilip, müteselsilen sorumluluklarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 4926 sayılı kanunun 28. maddesinin son fıkrasına aykırı şekilde ayrı ayrı cezaya hükmolunması,
3-Maktu vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin sanıklardan müteselsilen sorumluluklarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eşit olarak tahsiline hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.03.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?