Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/27478 K.2013/25219
1 kez atıf aldıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık: Sanık …’ın 18 Nisan 2010’da kaçak mazot taşıyan araçta bulunması ve 5015 sayılı kanuna muhalefet suçundan beraat edilmesi temyiz edildi. Mahkeme, sanığın diğer sanıkla birlikte hareket ettiğine dair yeterli delil olmadığını belirterek beraat kararını bozmadı ve hükmü onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Beraat, Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Katılan vekilinin sanık ... hakkındaki beraat hükmünü temyizine yönelik temyiz isteminin incelenmesi sonunda;
Sanık soruşturma aşamasında diğer sanık ... ile birlikte köye gittiğini ve mazot aldığını beyan ettiği, sanıkların sabah saat 09.00'da yakalanmaları, 20 adet jelikan içinde 1200 1t. kaçak mazotun ele geçirildiği dikkate alındığında sanık ...'ün sanık ... ile birlikte atılı suçu işlediği gözetilmeden mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca oyçokluğuyla BOZULMASINA,
2-Katılan vekili ile sanık ...'ın bu sanığa ilişkin mahkumiyet hükmünün temyizlerine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.12.2011 tarih ve 2011/364 Esas-2011/287 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi, kendisine vekille temsil ettiren katılan lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dilekçe yazım ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca, katılan lehine dilekçe yazım ücreti verilmesine ilişkin kısmın hükümden çıkarılması yerine "katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi uyarınca 1100.-TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" ifadesinin eklenmesi ve diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
18/04/2010 günlü olay tutanağına göre:
18/04/2010 günü 06.00-10.00 saatleri arasında ... mezrası ile ... Köyü yolunda icra edilen önleyici hizmet devriyesi esnasında 09.00 sıralarında ... mezrasından gelen aracın şüpheli hareketleri görülmesi ve dur ihtarına uymaması üzerine lastiklerine ateş edilerek durdurulup, şoförlüğünü ...'ın yaptığı anlaşılan araçta diğer sanık ...'ünde bulunduğu görülüp, ...`e sorulduğunda araçta 20 jelikanda kaçak mazot olduğunun beyanı üzerine, yapılan aramada kamyonun kasasında 20 jelikanda 20*60=1200 lt kaçak mazot olduğu tesbit edilmiştir.
Sanıklar hakkında; birlikte bulundukları araç içinde 1200 lt kaçak İran matozu ele geçirildiği, sanıkların suçu inkar ettikleri, şüphelilerin suça konu mazotları herhangi bir gümrük kapısından geçirmeksizin yurda getirdiğinden 5015 sayılı yasanın ek 5/1. maddesiyle cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
Sanık ... mahkemede alınan savunmasında, ... köyüne, çobanlık yapmak üzere bir şahısla konuşmaya gittiğini anlaşamadığını, dönerken diğer sanık ... in aracına bindiğini, akaryakıtlarla ilgisi olmadığını belirtmiştir.
Sanık ... ise akaryakıtı traktörlerinde kullanmak üzere aldığını ...'ü, yakalanmadan bir saat önce yoldan aldığını, ...'ün akaryakıttan haberdar olmadığını ifade etmiş olup, 5271 sayılı CMK.nun 148/4. maddesi uyarınca müdafii hazır bulunmaksızın kollluk tarafından alınan ifadenin hakim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağı, kaldı ki kollukta da suçu kabul ettiğine dair beyanı da olmadığı, sanık ...'ın aşamalardaki beyanının da ...'ün savunmasını destekler mahiyette olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde ...'ün diğer sanık ... ile birlikte hareket ettiğine, akaryakıtı aldığından haberi olduğuna dair cezalandırılmasına yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı cihetle, mahkemenin bu yöndeki kabulünün doğru olduğu ve ...'ün beraati gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun sanık ...'ün mahkumiyeti gerektiğine dair bir no`lu bozma düşüncesine katılmıyoruz.
SUÇ : 5015 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Beraat, Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Katılan vekilinin sanık ... hakkındaki beraat hükmünü temyizine yönelik temyiz isteminin incelenmesi sonunda;
Sanık soruşturma aşamasında diğer sanık ... ile birlikte köye gittiğini ve mazot aldığını beyan ettiği, sanıkların sabah saat 09.00'da yakalanmaları, 20 adet jelikan içinde 1200 1t. kaçak mazotun ele geçirildiği dikkate alındığında sanık ...'ün sanık ... ile birlikte atılı suçu işlediği gözetilmeden mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca oyçokluğuyla BOZULMASINA,
2-Katılan vekili ile sanık ...'ın bu sanığa ilişkin mahkumiyet hükmünün temyizlerine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.12.2011 tarih ve 2011/364 Esas-2011/287 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi, kendisine vekille temsil ettiren katılan lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dilekçe yazım ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca, katılan lehine dilekçe yazım ücreti verilmesine ilişkin kısmın hükümden çıkarılması yerine "katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi uyarınca 1100.-TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" ifadesinin eklenmesi ve diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
18/04/2010 günlü olay tutanağına göre:
18/04/2010 günü 06.00-10.00 saatleri arasında ... mezrası ile ... Köyü yolunda icra edilen önleyici hizmet devriyesi esnasında 09.00 sıralarında ... mezrasından gelen aracın şüpheli hareketleri görülmesi ve dur ihtarına uymaması üzerine lastiklerine ateş edilerek durdurulup, şoförlüğünü ...'ın yaptığı anlaşılan araçta diğer sanık ...'ünde bulunduğu görülüp, ...`e sorulduğunda araçta 20 jelikanda kaçak mazot olduğunun beyanı üzerine, yapılan aramada kamyonun kasasında 20 jelikanda 20*60=1200 lt kaçak mazot olduğu tesbit edilmiştir.
Sanıklar hakkında; birlikte bulundukları araç içinde 1200 lt kaçak İran matozu ele geçirildiği, sanıkların suçu inkar ettikleri, şüphelilerin suça konu mazotları herhangi bir gümrük kapısından geçirmeksizin yurda getirdiğinden 5015 sayılı yasanın ek 5/1. maddesiyle cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
Sanık ... mahkemede alınan savunmasında, ... köyüne, çobanlık yapmak üzere bir şahısla konuşmaya gittiğini anlaşamadığını, dönerken diğer sanık ... in aracına bindiğini, akaryakıtlarla ilgisi olmadığını belirtmiştir.
Sanık ... ise akaryakıtı traktörlerinde kullanmak üzere aldığını ...'ü, yakalanmadan bir saat önce yoldan aldığını, ...'ün akaryakıttan haberdar olmadığını ifade etmiş olup, 5271 sayılı CMK.nun 148/4. maddesi uyarınca müdafii hazır bulunmaksızın kollluk tarafından alınan ifadenin hakim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağı, kaldı ki kollukta da suçu kabul ettiğine dair beyanı da olmadığı, sanık ...'ın aşamalardaki beyanının da ...'ün savunmasını destekler mahiyette olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde ...'ün diğer sanık ... ile birlikte hareket ettiğine, akaryakıtı aldığından haberi olduğuna dair cezalandırılmasına yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı cihetle, mahkemenin bu yöndeki kabulünün doğru olduğu ve ...'ün beraati gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun sanık ...'ün mahkumiyeti gerektiğine dair bir no`lu bozma düşüncesine katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.