Yargıtay7. Ceza DairesiCeza HukukuTrafik Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/23736 K.2012/28518
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın üçüncü kez alkollü araç kullanma suçu nedeniyle sürücü belgesinin beş yıl süreyle geri alınması talebine karşı yapılan itirazdır. Mahkeme, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini kabul ederek Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 09.05.2012 tarihli ve 2012/178 değişik iş sayılı kararını bozmaya karar vermiştir.
Üçüncü kez alkollü araç kullanmak eyleminden dolayı ...'ın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/5. maddesi uyarınca Ankara Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce düzenlenen 14.11.2010 tarihli ve G 697393 sayılı trafik suç tutanağı üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2010 tarihli ve 2010/7846 kabahat, 2010/7303 sayılı idari yaptırım kararıyla 3.600,00 Türk lirası idari yaptırım uygulanmasını müteakip, sürücü belgesinin 5 yıl süre ile geri alınması talebinin reddine dair Ankara 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 01.11.2011 tarihli ve 2011/1190-1190 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2012 tarihli ve 2012/178 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 17.08.2012 gün ve 48680 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2012 gün ve KYB. 2012-226663 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre sanığın alkollü araç kullanma suçunu daha önce 11.08.2008 ve 03.08.2009 tarihlerinde olmak üzere iki kez işlediğinin anlaşılması karşısında, 2918 sayılı Kanunun 48/5. maddesinde yer alan "...geriye doğru beş yıl içerisinde üç veya daha fazlasında ise, sürücü belgeleri beş yıl süreyle geri alınır..." hükmü uyarınca, mahkemesince sürücü belgesinin 5 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmesi gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2012 tarihli ve 2012/178 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309/4. maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek üzere BOZULMASINA, 15.10.2012 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
5326 sayılı yasanın 3/a bendi "idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir.
Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 gün ve 38/55 sayılı kararında ehliyetin geri alınması hükmünün temyizi kabil ve Yargıtay denetimine tabi olduğuna dair bir başka Genel Kurul Kararı gerekçe olarak gösterilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanununun 19.maddesi "saklı tutulan hükümler" başlığı altında diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için (a) (b) (c) (d) bentlerinde belirtilen yaptırımlara ilişkin hükümlerin, ilgili kanunlarda bu kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır şeklinde düzenlenmiş, (c) bendinde de "Ruhsat veya ehliyetin geri alınması yer almış olup, kabahatler kanununda düzenlenen başvuru ve itirazla ilgili hükümlerin uygulanmayacağı açıkça belirtilmiştir.
İzah edilen nedenler karşısında 2918 sayılı yasanın 48.maddesi gereği verilen ehliyetin geri alınması yaptırımı temyize tabi olup asliye cezaya itiraz dilekçesi temyiz dilekçesi olarak görülüp Yargıtaya gönderilmesi gerektiğinden itiraz ile ilgili verilen hüküm hukuken yok hükmünde olduğundan ve sulh ceza kararı da henüz kesinleşmediğinden kanun yararına bozma talebinin reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun kabule dair kararına katılmıyorum.
Muhalif Üye
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre sanığın alkollü araç kullanma suçunu daha önce 11.08.2008 ve 03.08.2009 tarihlerinde olmak üzere iki kez işlediğinin anlaşılması karşısında, 2918 sayılı Kanunun 48/5. maddesinde yer alan "...geriye doğru beş yıl içerisinde üç veya daha fazlasında ise, sürücü belgeleri beş yıl süreyle geri alınır..." hükmü uyarınca, mahkemesince sürücü belgesinin 5 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmesi gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2012 tarihli ve 2012/178 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309/4. maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek üzere BOZULMASINA, 15.10.2012 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
5326 sayılı yasanın 3/a bendi "idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir.
Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 gün ve 38/55 sayılı kararında ehliyetin geri alınması hükmünün temyizi kabil ve Yargıtay denetimine tabi olduğuna dair bir başka Genel Kurul Kararı gerekçe olarak gösterilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanununun 19.maddesi "saklı tutulan hükümler" başlığı altında diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için (a) (b) (c) (d) bentlerinde belirtilen yaptırımlara ilişkin hükümlerin, ilgili kanunlarda bu kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır şeklinde düzenlenmiş, (c) bendinde de "Ruhsat veya ehliyetin geri alınması yer almış olup, kabahatler kanununda düzenlenen başvuru ve itirazla ilgili hükümlerin uygulanmayacağı açıkça belirtilmiştir.
İzah edilen nedenler karşısında 2918 sayılı yasanın 48.maddesi gereği verilen ehliyetin geri alınması yaptırımı temyize tabi olup asliye cezaya itiraz dilekçesi temyiz dilekçesi olarak görülüp Yargıtaya gönderilmesi gerektiğinden itiraz ile ilgili verilen hüküm hukuken yok hükmünde olduğundan ve sulh ceza kararı da henüz kesinleşmediğinden kanun yararına bozma talebinin reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun kabule dair kararına katılmıyorum.
Muhalif Üye
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.