Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/22584 K.2012/25540
Özet: (1) Adana Büyükşehir Belediyesi’nin 14.09.2011 tarihli ve 2111 sayılı kararıyla muteriz şirketin belediyeye ait beş fışkıyeyi kısmen tahrip etmesi nedeniyle tahakkuk ettirilen 75,00 TL zarar ziyanı tahsil edilmesine ilişkin itirazın reddi; (2) Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 22.02.2012 tarihli ve 2011/3384 değişik iş sayılı kararı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemiyle birlikte, 15.10.2012 günü oybirliğiyle bozuldu ve kararın iptaline karar verildi.
Belediyeye ait mala zarar verme eyleminden dolayı meydana gelen 75,00 Türk Lirası zararın muteriz şirket .... adlı şirketten tahsil edilmesine ilişkin Adana Büyükşehir Belediyesinin 14.09.2011 tarihli ve 2111 sayılı kararına yapılan itirazın reddine dair ADANA 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.02.2012 tarihli ve 2011/3384 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 02.07.2012 gün ve 40072 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2012 gün ve KYB. 2012-186590 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, muteriz şirketin yapmış olduğu çalışma neticesinde Adana Büyükşehir Belediyesine ait 5 adet fiskiyeyi kısmen tahrip etmek şeklinde kabul edilen eyleminden dolayı hakkında zarar ziyan komisyonunca belirlenen para cezası tahakkuk ettirilmiş, muteriz tarafından yapılan itiraz üzerine, incelemeyi yapan Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesince, idari yaptırım kararında herhangi bir usulsüzlük olmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiş ise de,
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir" şeklindeki 4/1, maddesi ile, "Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir" şeklindeki 4/2. maddesi birlikte değerlendirildiğinde bir kanun hükmüne dayanmayan Adana Büyükşehir Belediyesinin 14.09.2011 tarihli ve 2111 sayılı kararının idari işlem mahiyetinde olduğu, muteriz hakkında verilmiş bir idari para cezası bulunmadığı, tahakkuk ettirilen zarar ziyan bedeline ilişkin ödeme emrine karşı ilgili kuruma itirazda bulunulması gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden reddi yerine, işin esasına girilerek reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.02.2012 tarih ve 2011/3384 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 15.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, muteriz şirketin yapmış olduğu çalışma neticesinde Adana Büyükşehir Belediyesine ait 5 adet fiskiyeyi kısmen tahrip etmek şeklinde kabul edilen eyleminden dolayı hakkında zarar ziyan komisyonunca belirlenen para cezası tahakkuk ettirilmiş, muteriz tarafından yapılan itiraz üzerine, incelemeyi yapan Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesince, idari yaptırım kararında herhangi bir usulsüzlük olmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiş ise de,
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir" şeklindeki 4/1, maddesi ile, "Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir" şeklindeki 4/2. maddesi birlikte değerlendirildiğinde bir kanun hükmüne dayanmayan Adana Büyükşehir Belediyesinin 14.09.2011 tarihli ve 2111 sayılı kararının idari işlem mahiyetinde olduğu, muteriz hakkında verilmiş bir idari para cezası bulunmadığı, tahakkuk ettirilen zarar ziyan bedeline ilişkin ödeme emrine karşı ilgili kuruma itirazda bulunulması gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden reddi yerine, işin esasına girilerek reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.02.2012 tarih ve 2011/3384 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 15.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.