Yargıtay7. Ceza DairesiCeza HukukuTrafik Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/19701 K.2012/25541
Özet: (1) Sanığın, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından idari yaptırım kararıyla sürücü belgesinin geri alınması talebine karşı mahkemeye başvurusu; (2) Mahkeme, 18.04.2006 tarihli Ağır Ceza Mahkemesi kararını kanun yararına bozarak, sanığın sürücü belgesinin 5 yıl süreyle geri alınmasına karar verdi.
Üçüncü kez alkolü araç kulanmak suçundan sanık ... hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca idari yaptırım kararı verilmesini müteakip, sürücü belgesinin geri alınması talebi üzerine, 26.02.2006 tarihinde alkollü araç kullandığı anlaşılan sanık hakkında daha önce de alkolü araç kullanmaktan dolayı cezalar uygulandığı, bunların sonuncusunda şubece 03.02.2005 ve 03.02.2007 tarihleri arasında 2 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alındığı, sürücü belgeleri geri alınmış kişilerin, hukuken ehliyetsiz kişi oldukları, bu itibarla bundan sonra araç kullansalar dahi yakalandıklarında ehliyetsiz araç kulanmak eyleminden dolayı işlem yapılması gerektiği, zaten ehliyetsiz olan kişinin ehliyetinin tekrar geri alınmasının hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle, Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2006 tarihli ve 2006/107 karar sayılı isteminin konusuz kaldığından bahisle bu konuda mahkemece karar verilmesine yer olmadığına dair Eskişehir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.04.2006 tarihli ve 2006/230 müteferrik sayılı kararına karşı Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itiraz üzerine verilen, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Eskişehir Ağır Ceza mahkemesinin 18.04.2006 tarihli ve 2006/313 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 30.05.2012 gün ve 32273 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2012 gün ve KYB. 2012-152266 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın daha önce 01.08.2004 ve 03.02.2005 tarihlerinde alkollü araç kulandığı tesbit edilerek Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından sürücü belgesinin 01.08.2004 tarihinde 6 ay, 03.02.2005 tarihinde 2 yıl süre ile geri alındığı ve adı geçenin 26.02.2006 tarihinde, söz konusu 2 yıllık geri alınma süresi dolmadan 3.kez alkollü araç kullandığının anlaşılması karşısında, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 114/2.maddesinde yer alan "Birkaç trafik suçunun bir arada işlenmesi halinde her suç için ayrı ceza uygulanır" hükmü uyarınca sanığın 3.kez alkolü araç kulanmak eyleminden dolayı sürücü belgesinin 5 yıl süre ile geri alınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Eskişehir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin ehliyetin geri alınmasına karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararı itiraza tabi olduğu anlaşılmakla;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2006 tarihli ve 2006/313 müteferrik sayılı kararı CMK.nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 15.10.2012 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
5326 sayılı yasanın 3/a bendi "idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir.
Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 gün ve 38/55 sayılı kararında ehliyetin geri alınması hükmünün temyizi kabil ve Yargıtay denetimine tabi olduğuna dair bir başka Genel Kurul Kararı gerekçe olarak gösterilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanununun 19.maddesi "saklı tutulan hükümler" başlığı altında diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için (a) (b) (c) (d) bentlerinde belirtilen yaptırımlara ilişkin hükümlerin, ilgili kanunlarda bu kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır şeklinde düzenlenmiş, (c) bendinde de "Ruhsat veya ehliyetin geri alınması yer almış olup, kabahatler kanununda düzenlenen başvuru ve itirazla ilgili hükümlerin uygulanmayacağı açıkça belirtilmiştir.
İzah edilen nedenler karşısında 2918 sayılı yasanın 48.maddesi gereği verilen ehliyetin geri alınması yaptırımı temyize tabi olup asliye cezaya itiraz dilekçesi temyiz dilekçesi olarak görülüp Yargıtaya gönderilmesi gerektiğinden itiraz ile ilgili verilen hüküm hukuken yok hükmünde olduğundan ve sulh ceza kararı da henüz kesinleşmediğinden kanun yararına bozma talebinin reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun kabule dair kararına katılmıyorum.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın daha önce 01.08.2004 ve 03.02.2005 tarihlerinde alkollü araç kulandığı tesbit edilerek Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından sürücü belgesinin 01.08.2004 tarihinde 6 ay, 03.02.2005 tarihinde 2 yıl süre ile geri alındığı ve adı geçenin 26.02.2006 tarihinde, söz konusu 2 yıllık geri alınma süresi dolmadan 3.kez alkollü araç kullandığının anlaşılması karşısında, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 114/2.maddesinde yer alan "Birkaç trafik suçunun bir arada işlenmesi halinde her suç için ayrı ceza uygulanır" hükmü uyarınca sanığın 3.kez alkolü araç kulanmak eyleminden dolayı sürücü belgesinin 5 yıl süre ile geri alınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Eskişehir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin ehliyetin geri alınmasına karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararı itiraza tabi olduğu anlaşılmakla;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2006 tarihli ve 2006/313 müteferrik sayılı kararı CMK.nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 15.10.2012 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
5326 sayılı yasanın 3/a bendi "idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir.
Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 gün ve 38/55 sayılı kararında ehliyetin geri alınması hükmünün temyizi kabil ve Yargıtay denetimine tabi olduğuna dair bir başka Genel Kurul Kararı gerekçe olarak gösterilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanununun 19.maddesi "saklı tutulan hükümler" başlığı altında diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için (a) (b) (c) (d) bentlerinde belirtilen yaptırımlara ilişkin hükümlerin, ilgili kanunlarda bu kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır şeklinde düzenlenmiş, (c) bendinde de "Ruhsat veya ehliyetin geri alınması yer almış olup, kabahatler kanununda düzenlenen başvuru ve itirazla ilgili hükümlerin uygulanmayacağı açıkça belirtilmiştir.
İzah edilen nedenler karşısında 2918 sayılı yasanın 48.maddesi gereği verilen ehliyetin geri alınması yaptırımı temyize tabi olup asliye cezaya itiraz dilekçesi temyiz dilekçesi olarak görülüp Yargıtaya gönderilmesi gerektiğinden itiraz ile ilgili verilen hüküm hukuken yok hükmünde olduğundan ve sulh ceza kararı da henüz kesinleşmediğinden kanun yararına bozma talebinin reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun kabule dair kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.