Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/11985 K.2012/18046
Özet: Uyuşmazlık, Nakliyat İnşaat Ticaret Sanayi ve Limited Şirketi’nin Maden Kanunu’nun I (A) Grubu Madenleri İle İlgili Uygulama Yönetmeliği’ne aykırı üretim yaparak 14.850 TL idari para cezasına maruz kalmasıdır. Mahkeme, 25.06.2010 tarihli kararını bozmaya karar vererek, kanun değişikliğiyle belirlenen yeni cezai ölçütün (ocak başı satış bedelinin üç katı) uygulanmasını kabul etti.
3213 sayılı Maden Kanunu'na dayanılarak çıkarılan Maden Kanununun I (A) Grubu Madenleri İle İlgili Uygulama Yönetmeliğine muhalefet eyleminden dolayı ... Nakliyat İnşaat Ticaret Sanayi ve Limited Şirketi hakkında, anılan Yönetmeliğin 19. maddesi uyarınca Sakarya İl Özel İdaresinin 20/07/2007 tarihli ve 2007/2 sayılı kararı ile uygulanan 14.850 Türk lirası idari para cezasına yönelik başvurunun reddine dair, Pamukova Sulh Ceza Mahkemesinin 19/03/2010 tarihli ve 2010/49 değişik iş sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/06/2010 tarihli ve 2010/707 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 16.02.2012 gün ve 9911 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2012 gün ve KYB. 2012-59541 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
Maden Kanununun I (A) Grubu Madenleri İle İlgili Uygulama Yönetmeliğinin 19. maddesinin birinci fıkrasında "I (a) Grubu ruhsat alanının sınırında yapılan üretimin saha sınırı dışına taştığının tespiti hâlinde, ruhsat alanı dışında üretilen madene mülki idare amirliğince el konulur. Bu kişilere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin, ocak başı satış bedelinin beş katı tutarında idari para cezası uygulanır." hükmünün yer aldığı, yine 3213 sayılı Maden Kanunu'nun ek 2. maddesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının, Maden İşleri Genel Müdürlüğünün bu Kanunda belirtilen yetkilerinden uygun gördüklerini Valiliklere verebileceği düzenlemesine yer verildiği, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden işleri Genel Müdürlüğünün 01/02/2006 tarihli ve B.15.0....0.01.01.02-4 sayılı yazılarından 3213 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 3. ve 5. fıkralarına aykırı maden üretim ve sevkiyatı yapıldığının tespiti hâlinde Valiliklere idari para cezası verilmesi konusunda yetki verildiğinin anlaşılması karşısında, yetki devrinin Maden Kanununun I (A) Grubu Madenleri İle İlgili Uygulama Yönetmeliğinin 19. maddesini kapsamadığı cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Muteriz şirket hakkında 5177 sayılı yasayla değişik 3213 sayılı yasanın 12/5.maddesine aykırılıktan verilen 14.850TL idari para cezasına karşı başvuruda bulunduğu Pamukova Sulh Ceza Mahkemesince 19.03.2010 tarihinde başvurun reddine hükmolunduğu, red kararına da itiraz üzerine Sakarya 2.Ağır Ceza Mahkemesince 25.06.2010 tarihinde itirazın reddine karar verilmiş ise de; kararın verildiği 25.06.2010 tarihi dikkate alındığında 24.06.2010 gün ve 27621 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5995 sayılı yasanın 6.maddesi ile 3213 sayılı yasanın 12/5.maddesinde değişiklik yapıldığı ve idari para cezasının madenin ocakbaşı satış bedelinin(5 katı yerine) 3 katı üzerinden uygulanacağının hükme bağlandığı, lehe hüküm getiren anılan yasanın 25.06.2010 karar tarihinde yürürlükte olduğu anlaşılmakla, anılan hususta da kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğinin takdiri yönünden dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,30.05.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
Maden Kanununun I (A) Grubu Madenleri İle İlgili Uygulama Yönetmeliğinin 19. maddesinin birinci fıkrasında "I (a) Grubu ruhsat alanının sınırında yapılan üretimin saha sınırı dışına taştığının tespiti hâlinde, ruhsat alanı dışında üretilen madene mülki idare amirliğince el konulur. Bu kişilere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin, ocak başı satış bedelinin beş katı tutarında idari para cezası uygulanır." hükmünün yer aldığı, yine 3213 sayılı Maden Kanunu'nun ek 2. maddesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının, Maden İşleri Genel Müdürlüğünün bu Kanunda belirtilen yetkilerinden uygun gördüklerini Valiliklere verebileceği düzenlemesine yer verildiği, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden işleri Genel Müdürlüğünün 01/02/2006 tarihli ve B.15.0....0.01.01.02-4 sayılı yazılarından 3213 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 3. ve 5. fıkralarına aykırı maden üretim ve sevkiyatı yapıldığının tespiti hâlinde Valiliklere idari para cezası verilmesi konusunda yetki verildiğinin anlaşılması karşısında, yetki devrinin Maden Kanununun I (A) Grubu Madenleri İle İlgili Uygulama Yönetmeliğinin 19. maddesini kapsamadığı cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Muteriz şirket hakkında 5177 sayılı yasayla değişik 3213 sayılı yasanın 12/5.maddesine aykırılıktan verilen 14.850TL idari para cezasına karşı başvuruda bulunduğu Pamukova Sulh Ceza Mahkemesince 19.03.2010 tarihinde başvurun reddine hükmolunduğu, red kararına da itiraz üzerine Sakarya 2.Ağır Ceza Mahkemesince 25.06.2010 tarihinde itirazın reddine karar verilmiş ise de; kararın verildiği 25.06.2010 tarihi dikkate alındığında 24.06.2010 gün ve 27621 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5995 sayılı yasanın 6.maddesi ile 3213 sayılı yasanın 12/5.maddesinde değişiklik yapıldığı ve idari para cezasının madenin ocakbaşı satış bedelinin(5 katı yerine) 3 katı üzerinden uygulanacağının hükme bağlandığı, lehe hüküm getiren anılan yasanın 25.06.2010 karar tarihinde yürürlükte olduğu anlaşılmakla, anılan hususta da kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğinin takdiri yönünden dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,30.05.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.