Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/8463 K.2012/24178
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa aykırı davranmaktan kabahatliler ... ve ...haklarında, anılan Kanunun 3/9. maddesi uyarınca ayrı ayrı 302.087,82 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına dair, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2010 tarihli ve 2010/328-337 kabahat sayılı idari yaptırım kararına vaki başvurunun reddine ilişkin, Mersin 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.01.2011 tarihli ve 2010/792 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair, Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2011 tarihli ve 2011/349 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 17.06.2011 gün ve 34653 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 09.08.2011 gün ve KYB. 2011-240761 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-Kabahatli ...'ın aynı zamanda ...nin yönetim kurulu başkanı olduğu halde şirket ve kabahatli adına ayrı ayrı idari para cezasının uygulanmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu cihetle, itirazın reddine karar verilmesinde,
2-İdari yaptırım kararına konu 08.07.2005 tarihli ve 5521 sayılı giriş beyannamesi ile ithal edilen 736 çocuk pantolonu ve 1052 adet bebek tulumu türü siparişin iptali sebebiyle yurt dışı edilmediğinden gümrük idaresince tahakkuk ettirilen ceza ödenmiş olduğu ve mallarında gümrüğe terk edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında aynı eylem sebebiyle idari yaptırım kararının uygulanmasının mümkün olmadığı, cihetle itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Kabahatler Kanununun 8/1.maddesi hükmüne göre organ veya temsilcilik görevi yapan ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen kişinin bu faaliyeti kapsamında işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı tüzel kişi hakkında da idari yaptırım kararı uygulanması mümkün bulunduğundan dolayı ihbarname münderecatında yer alan (1) numaralı bozma talebi yerinde görülmediğinden REDDİNE,
II-İhbarnamenin (2) numaralı bozma talebine yönelik incelemede ise;
Eşyanın elden çıkarılıp kaçağa sarfedilmediği ve gümrüğe terk edilmiş olması nedeniyle 08.07.2005 tarih ve 5521 sayılı gümrük giriş beyannamesi yönüyle kabahat fiili oluşmadığından, bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarnamenin (2) numaralı bozma içeriği yerinde görüldüğünden, Mersin 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2011 gün ve 2011/349 değişik iş sayılı kararının idari yaptırım kararına konu edilen gümrük giriş beyannamelerinden 08.07.2005/... sayılı giriş beyannamesi için verilen 13.991,20 TL idari para cezasının toplam cezadan düşülmesi gerektiğinden hükmün CMK'nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, cezanın 288.096 TL idari para cezası olarak belirlenmesine, 27.09.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-Kabahatli ...'ın aynı zamanda ...nin yönetim kurulu başkanı olduğu halde şirket ve kabahatli adına ayrı ayrı idari para cezasının uygulanmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu cihetle, itirazın reddine karar verilmesinde,
2-İdari yaptırım kararına konu 08.07.2005 tarihli ve 5521 sayılı giriş beyannamesi ile ithal edilen 736 çocuk pantolonu ve 1052 adet bebek tulumu türü siparişin iptali sebebiyle yurt dışı edilmediğinden gümrük idaresince tahakkuk ettirilen ceza ödenmiş olduğu ve mallarında gümrüğe terk edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında aynı eylem sebebiyle idari yaptırım kararının uygulanmasının mümkün olmadığı, cihetle itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Kabahatler Kanununun 8/1.maddesi hükmüne göre organ veya temsilcilik görevi yapan ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen kişinin bu faaliyeti kapsamında işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı tüzel kişi hakkında da idari yaptırım kararı uygulanması mümkün bulunduğundan dolayı ihbarname münderecatında yer alan (1) numaralı bozma talebi yerinde görülmediğinden REDDİNE,
II-İhbarnamenin (2) numaralı bozma talebine yönelik incelemede ise;
Eşyanın elden çıkarılıp kaçağa sarfedilmediği ve gümrüğe terk edilmiş olması nedeniyle 08.07.2005 tarih ve 5521 sayılı gümrük giriş beyannamesi yönüyle kabahat fiili oluşmadığından, bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarnamenin (2) numaralı bozma içeriği yerinde görüldüğünden, Mersin 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2011 gün ve 2011/349 değişik iş sayılı kararının idari yaptırım kararına konu edilen gümrük giriş beyannamelerinden 08.07.2005/... sayılı giriş beyannamesi için verilen 13.991,20 TL idari para cezasının toplam cezadan düşülmesi gerektiğinden hükmün CMK'nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, cezanın 288.096 TL idari para cezası olarak belirlenmesine, 27.09.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.