Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/6016 K.2012/641
1 kez atıf aldıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: (1) Uyuşmazlık, 2863 sayılı Kanun kapsamında yapılan muhalefet suçundan dolayı sanığın hapis cezası ve adli emanette kayıtlı sahte İtalyan lirelerinin muhafaza edilmesi konusundaki kararın itirazına ilişkin; (2) Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karşı itirazı reddederek, adli emanetteki eşyalarla ilgili kararları kabul ederek ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesine göre kararı bozmaya karar verdi.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'ın, 2863 sayılı Kanun'un 24, 70, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62.maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, adli emanette kayıtlı sahte İtalyan Liret'inin Merkez Bankasında kolleksiyona konulmak üzere muhafaza edilmesine, suç eşyası olmayan diğer eşyaların sahibi sanığa iadesine, Roma dönemine ait bir adet cam koku şişesinin Devlet müzesinde korunmasına dair Ankara 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2010 tarihli ve 2010/485 esas, 2010/903 sayılı kararına yönelik katılan vekilinin itirazının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden reddine, adli emanette kayıtlı eşyalar ile ilgili karar yönünden kabulü ile kararın bu bölümünün kaldırılmasına ilişkin ANKARA 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2010 tarihli ve 2010/963 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 26.03.2011 gün ve 15909 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 09.05.2011 gün ve KYB. 2011-156370 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yasa yoluna başvurulması halinde, itiraz merciinin hükün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin koşullarının olup olmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığını inceleyebileceği, mercii tarafından suçun sübutu, nitelendirilmesi gibi esasa ilişkin değerlendirme yapılamayacağı, açıklanmayan mahukmiyet hükmü içeriğindeki hukuka aykırılıkların denetlenemeyeceği, bu gibi hukuka aykırılıkların ancak davanın düşmesi kararı verildiğinde veya hükmün açıklanması ya da yeni bir hüküm kurulması halinde temyiz yasa yolu ile incelenebileceeği cihetle, adli emanette kayıtlı eşyalar ile ilgili karar yönünden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozmanın konusuna ve Yargıtay Kanununun 14.maddesi ile Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 12.05.2011 tarih ve 2011/1 sayılı kararına göre, inceleme görevi Yargıtay Yüksek 12.Ceza Dairesine ait bulunduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın anılan daireye sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yasa yoluna başvurulması halinde, itiraz merciinin hükün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin koşullarının olup olmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığını inceleyebileceği, mercii tarafından suçun sübutu, nitelendirilmesi gibi esasa ilişkin değerlendirme yapılamayacağı, açıklanmayan mahukmiyet hükmü içeriğindeki hukuka aykırılıkların denetlenemeyeceği, bu gibi hukuka aykırılıkların ancak davanın düşmesi kararı verildiğinde veya hükmün açıklanması ya da yeni bir hüküm kurulması halinde temyiz yasa yolu ile incelenebileceeği cihetle, adli emanette kayıtlı eşyalar ile ilgili karar yönünden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozmanın konusuna ve Yargıtay Kanununun 14.maddesi ile Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 12.05.2011 tarih ve 2011/1 sayılı kararına göre, inceleme görevi Yargıtay Yüksek 12.Ceza Dairesine ait bulunduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın anılan daireye sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.