Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/12711 K.2012/953
Özet: Uyuşmazlık, 1918 sayılı Kaçakçılık Kanunu’na muhalefet suçundan verilen hafif para cezasının adli sicil arşiv kaydından silinmesi talebine ilişkin olup; mahkeme, kararın kanun yararına bozulmasına karar vererek, ilgili arşiv kaydını silme işlemini gerçekleştirdi.
1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun'a muhalefet etmek suçundan sanık ...'in, anılan Kanun'un 25/1, 33/son maddeleri uyarınca 594.500 Lira hafif para cezası ile cezalandırılmasına dair Erzurum 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 03/03/1993 tarihli ve 1991/792 esas, 1993/211 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlünün adli arşiv kaydının silinmesi talebi üzerine, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2/2.maddesi ile mülga 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 8.maddesi gereğince, ilamın adli sicil arşiv kaydından silinmesine ilişkin, Erzurum 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/03/2011 tarihli ve 2011/1675 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 29/09/2011 gün ve 49504 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 24/11/2011 gün ve KYB. 2011/345924 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2.maddesi 2.fıkrasında "Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkumiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin Anayasanın 76.maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2.maddesinin 2.fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden Erzurum 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/03/2011 günlü ve 2011/1675 değişik iş sayılı kararının infazda kazanılmış hak olamayacağı gözetilmeden CMK.nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince düşünülmesine, 01/02/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2.maddesi 2.fıkrasında "Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkumiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin Anayasanın 76.maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2.maddesinin 2.fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden Erzurum 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/03/2011 günlü ve 2011/1675 değişik iş sayılı kararının infazda kazanılmış hak olamayacağı gözetilmeden CMK.nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince düşünülmesine, 01/02/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.