Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/9366 K.2013/6018
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 4926 sayılı kanuna muhalefet davasında, sanıkların toplu kaçakçılık suçunun yıkımının, hüküm gerekçelerinin çelişkili olmasının ve kimlik belgelerinin incelenmesinin gerekliliğini vurgulayarak, tutukluların bir kısmının cezâsızlıkla gösterilmesi nedeniyle hükmü bozma kararı verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4926 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanıkların hükümlülüklerine ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunun 5/3. maddesinde toplu kaçakçılık suçunun oluşması bakımından fiilin iki kişi tarafından gerçekleştirilmesi yeterli sayılmış olup, isnat edilen toplu kaçakçılık suçunu birlikte işledikleri anlaşılan sanıkların cezasının anılan kanun maddesi uyarınca yarı oranında artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Hükmün gerekçe kısmında sanıkların ayrı ayrı cezalandırıldıklarının belirtilmesine karşın, hükmün ilk bendinde müteselsilen cezalandırıldıkları, ikinci bendinde ise sadece bir sanık hakkında ceza verilmiş gibi karar verilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Yasaya aykırı,
3-Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/138 Esas sayılı dosyasında sanık ... vekili olduğunu belirten Avukat Şeref Örs tarafından 16.08.2011 tarihli dilekçesi ve ekinde sunduğu belgelere göre sanık ... kimliğinin sanığın yeğeni Yaşar Ceylan tarafından gerçeğe aykırı şekilde kullanıldığını ileri sürmesine nazaran bu hususun mahallinde araştırılarak tespit edilmesinin gerekmesi,
Bozmayı icabettirmiş, katılan idare vekili ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 11.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 4926 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanıkların hükümlülüklerine ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunun 5/3. maddesinde toplu kaçakçılık suçunun oluşması bakımından fiilin iki kişi tarafından gerçekleştirilmesi yeterli sayılmış olup, isnat edilen toplu kaçakçılık suçunu birlikte işledikleri anlaşılan sanıkların cezasının anılan kanun maddesi uyarınca yarı oranında artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Hükmün gerekçe kısmında sanıkların ayrı ayrı cezalandırıldıklarının belirtilmesine karşın, hükmün ilk bendinde müteselsilen cezalandırıldıkları, ikinci bendinde ise sadece bir sanık hakkında ceza verilmiş gibi karar verilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Yasaya aykırı,
3-Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/138 Esas sayılı dosyasında sanık ... vekili olduğunu belirten Avukat Şeref Örs tarafından 16.08.2011 tarihli dilekçesi ve ekinde sunduğu belgelere göre sanık ... kimliğinin sanığın yeğeni Yaşar Ceylan tarafından gerçeğe aykırı şekilde kullanıldığını ileri sürmesine nazaran bu hususun mahallinde araştırılarak tespit edilmesinin gerekmesi,
Bozmayı icabettirmiş, katılan idare vekili ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 11.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.