Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/7355 K.2013/2103
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, 4926 sayılı kanuna (kaçak akaryakıt tespiti ve ön ödeme süresi) muhalefetle ilgili olarak sanığın 24.05.2006 tarihli mazot kaçaklığına ilişkin yasal ödemesinin yapılmaması üzerine açılan davadır. (2) Mahkeme, yerel mahkemenin kararını bozarak, sanığın hükümlülüğünü ve müsadere cezasını iptal etti; diğer sanık için aynı kararı temyiz etmeyen şekilde devam ettirdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4926 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanığın hükümlülüğüne ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Soruşturma evresinde, 4926 sayılı yasanın 34. maddesi uyarınca, sanığa 24.05.2006 tarihinde tebliğ edilen ödeme önerisi üzerine anılan maddedeki 30 günlük süre beklenmeden dava açılmış olup, yasa ile konulmuş sürenin değiştirilemeyeceği gözetilerek 30 günlük yasal ön ödeme süresinin beklenilmeden kamu davası açılmak suretiyle sanıkların önödemeye uymadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
24.05.2006 tarihli zaptetme tutanağında ele geçen mazotun 4 ton olduğu yazılmış olup kaçak eşya tespit varakasının 4.000 litre esas alınarak tanzim edilmiş olması karşısında ele geçen akaryakıtın net miktarının litre veya kg olarak tespiti ile bu değer üzerinden hesaplama ve uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
Her ne kadar kaçak eşya tespit varakasında cif kıymet ve ötv'nin, 18.01.2006 tarihli Tüpraş listesinden alındığı yazılı ise de suç tarihinin 24.05.2006 olması ve bildirimin gümrük tarafından yapılması hususları dikkate alınarak, 4926 sayılı yasanın 34. maddesinin son fıkrasında öngörülen “bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir” düzenlemesindeki “gümrük idaresince” ibaresinin hükümden sonra 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.9.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğundan, dava konusu eşya konusunda uzman bilirkişi tarafından tespit edilecek CİF değer üzerinden belirlenecek gümrüklenmiş değere göre gerekmesi halinde yeniden ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bozmanın niteliği gereği hükmü temyiz etmeyen diğer sanık ...'a sirayetine, 22.01.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 4926 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanığın hükümlülüğüne ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Soruşturma evresinde, 4926 sayılı yasanın 34. maddesi uyarınca, sanığa 24.05.2006 tarihinde tebliğ edilen ödeme önerisi üzerine anılan maddedeki 30 günlük süre beklenmeden dava açılmış olup, yasa ile konulmuş sürenin değiştirilemeyeceği gözetilerek 30 günlük yasal ön ödeme süresinin beklenilmeden kamu davası açılmak suretiyle sanıkların önödemeye uymadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
24.05.2006 tarihli zaptetme tutanağında ele geçen mazotun 4 ton olduğu yazılmış olup kaçak eşya tespit varakasının 4.000 litre esas alınarak tanzim edilmiş olması karşısında ele geçen akaryakıtın net miktarının litre veya kg olarak tespiti ile bu değer üzerinden hesaplama ve uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
Her ne kadar kaçak eşya tespit varakasında cif kıymet ve ötv'nin, 18.01.2006 tarihli Tüpraş listesinden alındığı yazılı ise de suç tarihinin 24.05.2006 olması ve bildirimin gümrük tarafından yapılması hususları dikkate alınarak, 4926 sayılı yasanın 34. maddesinin son fıkrasında öngörülen “bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir” düzenlemesindeki “gümrük idaresince” ibaresinin hükümden sonra 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.9.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğundan, dava konusu eşya konusunda uzman bilirkişi tarafından tespit edilecek CİF değer üzerinden belirlenecek gümrüklenmiş değere göre gerekmesi halinde yeniden ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bozmanın niteliği gereği hükmü temyiz etmeyen diğer sanık ...'a sirayetine, 22.01.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.