Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/5941 K.2012/515
Özet: Uyuşmazlık, Aliağa Hâkimi ile ilgili tespit tutanağına dayanarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın itirazına ilişkin olup; Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 19.06.2009 tarihli İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararı ve 19.04.2010 tarihli kanun yararına bozma istemini bozan kararın 16.01.2011 tarihinde oybirliğiyle bozulmasına hükmedmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na aykırılıktan Aliağa Hâkimi ... ile ilgili Menemen Bölge Trafik İstasyon Amirliği tarafından tanzim olunan 10/07/2008 tarihli tespit tutanağına istinaden adı geçen ilgili hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13/03/2009 tarihli ve 2009/1597 kabahat, 2009/160 sayılı idarî yaptırım uygulanmasına yer olmadığına dair karara karşı itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi başkanınca verilen 19/06/2009 tarihli ve 2009/513 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 19.04.2010 gün ve 25066 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2010 gün ve KYB. 2006-258069 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar" başlıklı 172. maddesinde, "... Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. ..." hükmüne yer verildiği, "Cumhuriyet savcısının kararına itiraz" başlıklı 173/1. maddesinde ise, "Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi başkanına itiraz edebilir." hükmünün öngörüldüğü, itiraz hakkına sahip olan suçtan zarar gören kimsenin, belirli bir suçla zarara uğratılan ya da tehlikeye sokulan hak veya yararın sahibi olduğu göz önüne alınarak, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 01/05/2006 tarihli, 2006/711-2497 sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 27/05/2009 tarihli, 2009/7789-9947 sayılı ilâmlarında da belirtildiği üzere, suçtan doğrudan doğruya zarar görmesi söz konusu olmayan ve anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz hakkı bulunmayan muterizin itirazının bu yönden reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini içeren ihbarnamesi yerinde görüldüğünden, İzmir 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2009 gün ve 2009/513 Müt sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar" başlıklı 172. maddesinde, "... Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. ..." hükmüne yer verildiği, "Cumhuriyet savcısının kararına itiraz" başlıklı 173/1. maddesinde ise, "Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi başkanına itiraz edebilir." hükmünün öngörüldüğü, itiraz hakkına sahip olan suçtan zarar gören kimsenin, belirli bir suçla zarara uğratılan ya da tehlikeye sokulan hak veya yararın sahibi olduğu göz önüne alınarak, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 01/05/2006 tarihli, 2006/711-2497 sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 27/05/2009 tarihli, 2009/7789-9947 sayılı ilâmlarında da belirtildiği üzere, suçtan doğrudan doğruya zarar görmesi söz konusu olmayan ve anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz hakkı bulunmayan muterizin itirazının bu yönden reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini içeren ihbarnamesi yerinde görüldüğünden, İzmir 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2009 gün ve 2009/513 Müt sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.