Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/5004 K.2012/22644
Özet: Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi, 5846 sayılı kanuna aykırılık gören ilk derece kararını, 5320 sayılı Kanun ve 1412 sayılı CMUK hükümleri uyarınca, tek oyla 21.05.2012 tarihinde karar bozarak geçersiz kıldı.
MAHKEMESİ: Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5846 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve erteleme
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Sanığın sabıkasına esas oluşturan mahkumiyetin silinme koşullarının, 3682 sayılı Adli Sicil Kanununun 8. ve 5352 sayılı yeni Adli Sicil Kanununun geçici 2. maddesi hükümleri uyarınca oluştuğu gözetilmeden ve başka bir gerekçe de gösterilmeden kasıtlı bir suçtan sabıkasının bulunduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-5728 sayılı Kanununun 143. maddesi ile değişik 5846 sayılı Kanununun 81/4. maddesi uyarınca, hükmolunacak cezanın sanık lehine olacağının düşünülmemesi suretiyle TCK'nun 7. maddesine aykırı yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Lehe yasa değerlendirilmesi sırasında, 5728 sayılı Kanun ile değişik 81/4. maddesinde hürriyeti bağlayıcı ceza yanındaki adli para cezasının alt sınırı 5 gün olduğu halde, cezanın alt sınırdan uzaklaşılmayarak tayin edildiği belirtilmesine karşın, 365 gün adli para cezası olarak belirlenmesi sonucunda ortaya çıkan ceza miktarının değişiklikten önceki yasadan aleyhe olduğu kabul edilerek yazılı şekilde ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.05.2012 günü oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: 5846 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve erteleme
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Sanığın sabıkasına esas oluşturan mahkumiyetin silinme koşullarının, 3682 sayılı Adli Sicil Kanununun 8. ve 5352 sayılı yeni Adli Sicil Kanununun geçici 2. maddesi hükümleri uyarınca oluştuğu gözetilmeden ve başka bir gerekçe de gösterilmeden kasıtlı bir suçtan sabıkasının bulunduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-5728 sayılı Kanununun 143. maddesi ile değişik 5846 sayılı Kanununun 81/4. maddesi uyarınca, hükmolunacak cezanın sanık lehine olacağının düşünülmemesi suretiyle TCK'nun 7. maddesine aykırı yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Lehe yasa değerlendirilmesi sırasında, 5728 sayılı Kanun ile değişik 81/4. maddesinde hürriyeti bağlayıcı ceza yanındaki adli para cezasının alt sınırı 5 gün olduğu halde, cezanın alt sınırdan uzaklaşılmayarak tayin edildiği belirtilmesine karşın, 365 gün adli para cezası olarak belirlenmesi sonucunda ortaya çıkan ceza miktarının değişiklikten önceki yasadan aleyhe olduğu kabul edilerek yazılı şekilde ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.05.2012 günü oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.