Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/2579 K.2012/28982
Özet: (1) Uyuşmazlık, Enerji Piyasası Denetleme Kurulu’nun (EPDK) 5015 sayılı kanuna muhalefet suçundan dolayı Hakkari Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davaya müdahale ve katılma taleplerinin geç tebligat nedeniyle reddedilmesiyle ilgiliydi. (2) Mahkeme, EPDK’nın katılma dilekçesini süresi içinde sunmadığını belirterek, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi ve CMUK’nun 317.maddesine dayanarak temyiz talebini reddetti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5015 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülüklerine, müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
31.01.2008 tarihli celsede şikayetçi EPDK'na duruşma gününü bildirir davetiye tebliğine karar verildiği, davetiyenin 25.02.2008 tarihinde tebliğ edildiği, katılma dilekçesinin muhabere mahkemesi olan Ankara Asliye Ceza Mahkemesi'ne aynı zamanda karar tarihi olan 27.03.2008 tarihinde sunulduğu, duruşma gününü bildirir davetiyenin tebliği üzerine 1 ay kadar bir süre sonra katılma dilekçesinin sunulduğu gözetilerek, katılma talebinin süresi içerisinde ve hüküm verilinceye kadar mahkemesine gönderilmemiş olması nedeniyle, CMK237/1 fıkrası uyarınca katılma sıfatı almayan EPDK vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 05/11/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
19/06/2007 tarihinde Hakkari Asliye Ceza Mahkemesi tarafından tensip ile müşteki kuruma iddianamenin, duruşma gün ve saatini bildirir davetiye ile celbine karar verilerek duruşma 06/09/2007 tarihine bırakılmıştır. Ancak, duruşma gününü belirtir davetiye kuruma çıkartılmamıştır. 31/01/2008 tarihli 3. oturumda duruşmada Mahkeme, EPDK'ya duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı çıkartılmasına da karar vererek duruşmayı 27/03/2008 tarihine ertelenmiştir. Müşteki Enerji Piyasası Denetleme Kurulu 25/02/2008 tarihinde davetiyeyi tebellüğ etmiştir. Mahkeme ise 27/03/2008 günlü duruşmada nihai kararını vermiştir.
EPDK ise "davaya müdahale talebini içeren dilekçesini 27/03/2008 tarihinde Hakkari Asliye Ceza mahkemesine gönderilmek üzere Ankara Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine sunmuş ve Hakkari Asliye Ceza Mahkemesine ise müdahale dilekçesi karardan sonra 07/04.2008 tarihinde ulaşmıştır.
Hakkari Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ise EPDK tarafından 09/06/2008 tarihinde tebellüğ edilmiştir. EPDK 17/06/2008 tarihli temyiz dilekçesinde "..sanıklar hakkında akaryakıt kaçakçılığı suçundan Hakkari Asliye Ceza Mahkemesine dava açılmış, ancak müvekkil kuruma açılan dava ile ilgili geç tebligat yapıldığı için karar tarihinden sonra davaya müdahale talebimiz mahkemeye ulaşmıştır... Öncelikle Yüksek Mahkeme tarafından Hakkari Asliye Ceza Mahkemesinin .. sayılı dosyasında davaya müdahale talebimizin kabulüne karar verilmesini, " talebini de tekrarlamıştır.
Yüksek Daire, EPDK'nın katılma dilekçesini muhabere mahkemesine duruşma ve aynı zamanda karar tarihi olan 27.03.2008 tarihinde verdiğini, duruşma gününü bildirir davetiyenin tebliği üzerine 1 ay kadar bir süre geçtikten sonra katılma dilekçesinin sunulduğunu ve katılma talebinin süresi içerisinde mahkemesine gönderilmemiş olması nedeniyle EPDK.nın katılan sıfatını almadığı gerekçesi ile temyiz inceleme talebinin reddine karar vermiştir.
Bu karara aşağıda sunacağımız gerekçeler ile katılmıyoruz. Şöyle ki;
CMK.nun 237. maddesinde kamu davasına katılma usulü düzenlenmiş ve bu maddeye göre "suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ilk soruşturma mahkemesindeki soruşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduklarını belirterek kamu davasına katılabilirler." CMK. 238. maddesinde "Katılma, kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren özlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olur" hükümlerinden anlaşıldığı gibi EPK. Kurumu vekili yapılan bildirim üzerine, duruşmanın Hakkari Asliye Ceza Mahkemesinde yapılacağı gün itibariyle Ankara Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine vermiştir. Hakkari Asliye Ceza Mahkemesi de esasen, tensibi yapıldığı 19/06/2007 tarihinde müşteki kuruma iddianamenin, duruşma gün ve saatini bildirir davetiye ile celbine karar verdiği halde bildirim yapılmamış ve 06/09/2007, 15.11.2007 tarihli duruşmalar da tensip kararı yerine getirilmemiş bilahere 31/01/2008 tarihli duruşmada Mahkeme, EPDK'ya duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı çıkartılmasına da karar verilmiştir.
CMK. 237 madde hükmü gereğince yargılamanın devam ettiği aşamada kurum müdahale dilekçesi vermiştir. Yasada nöbetçi mahkemeye verilmesini veya çoğunluğun kabulü gibi 1 aylık gecikme ile verilme gibi süre yönünden kısıtlayan hüküm bulunmamaktadır. Müdahale dilekçesi hüküm verilinceye karar verilebilmektedir. Öte yandan davadan haberdar edilen EPDK bir kamu kurumudur. Davaya katılıp katılmama konusunda karar vermek için yetkili organlarda konunun görüşülmesi ve karara bağlanması gerekmektedir. Kurum tebligatı aldıktan sonra geçen bir aylık süreç içersinde davaya katılma kararı vermiş ve bu karar gereği davanın duruşma günü müdahillik dilekçesini vermiştir. Tebligat ile müdahillik dilekçesi verilmesi arasında geçen yaklaşık bir aylık süreç bir kurum bakımından makul ve mantıklı bir süredir. Bu duruma göre müdahilin hüküm verilmeden müdahale dilekçesini verdiğinin ve bu nedenle müdahilliğinin kabulü gerekmektedir. Bu nedenler ile çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
SUÇ: 5015 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülüklerine, müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
31.01.2008 tarihli celsede şikayetçi EPDK'na duruşma gününü bildirir davetiye tebliğine karar verildiği, davetiyenin 25.02.2008 tarihinde tebliğ edildiği, katılma dilekçesinin muhabere mahkemesi olan Ankara Asliye Ceza Mahkemesi'ne aynı zamanda karar tarihi olan 27.03.2008 tarihinde sunulduğu, duruşma gününü bildirir davetiyenin tebliği üzerine 1 ay kadar bir süre sonra katılma dilekçesinin sunulduğu gözetilerek, katılma talebinin süresi içerisinde ve hüküm verilinceye kadar mahkemesine gönderilmemiş olması nedeniyle, CMK237/1 fıkrası uyarınca katılma sıfatı almayan EPDK vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 05/11/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
19/06/2007 tarihinde Hakkari Asliye Ceza Mahkemesi tarafından tensip ile müşteki kuruma iddianamenin, duruşma gün ve saatini bildirir davetiye ile celbine karar verilerek duruşma 06/09/2007 tarihine bırakılmıştır. Ancak, duruşma gününü belirtir davetiye kuruma çıkartılmamıştır. 31/01/2008 tarihli 3. oturumda duruşmada Mahkeme, EPDK'ya duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı çıkartılmasına da karar vererek duruşmayı 27/03/2008 tarihine ertelenmiştir. Müşteki Enerji Piyasası Denetleme Kurulu 25/02/2008 tarihinde davetiyeyi tebellüğ etmiştir. Mahkeme ise 27/03/2008 günlü duruşmada nihai kararını vermiştir.
EPDK ise "davaya müdahale talebini içeren dilekçesini 27/03/2008 tarihinde Hakkari Asliye Ceza mahkemesine gönderilmek üzere Ankara Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine sunmuş ve Hakkari Asliye Ceza Mahkemesine ise müdahale dilekçesi karardan sonra 07/04.2008 tarihinde ulaşmıştır.
Hakkari Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ise EPDK tarafından 09/06/2008 tarihinde tebellüğ edilmiştir. EPDK 17/06/2008 tarihli temyiz dilekçesinde "..sanıklar hakkında akaryakıt kaçakçılığı suçundan Hakkari Asliye Ceza Mahkemesine dava açılmış, ancak müvekkil kuruma açılan dava ile ilgili geç tebligat yapıldığı için karar tarihinden sonra davaya müdahale talebimiz mahkemeye ulaşmıştır... Öncelikle Yüksek Mahkeme tarafından Hakkari Asliye Ceza Mahkemesinin .. sayılı dosyasında davaya müdahale talebimizin kabulüne karar verilmesini, " talebini de tekrarlamıştır.
Yüksek Daire, EPDK'nın katılma dilekçesini muhabere mahkemesine duruşma ve aynı zamanda karar tarihi olan 27.03.2008 tarihinde verdiğini, duruşma gününü bildirir davetiyenin tebliği üzerine 1 ay kadar bir süre geçtikten sonra katılma dilekçesinin sunulduğunu ve katılma talebinin süresi içerisinde mahkemesine gönderilmemiş olması nedeniyle EPDK.nın katılan sıfatını almadığı gerekçesi ile temyiz inceleme talebinin reddine karar vermiştir.
Bu karara aşağıda sunacağımız gerekçeler ile katılmıyoruz. Şöyle ki;
CMK.nun 237. maddesinde kamu davasına katılma usulü düzenlenmiş ve bu maddeye göre "suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ilk soruşturma mahkemesindeki soruşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduklarını belirterek kamu davasına katılabilirler." CMK. 238. maddesinde "Katılma, kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren özlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olur" hükümlerinden anlaşıldığı gibi EPK. Kurumu vekili yapılan bildirim üzerine, duruşmanın Hakkari Asliye Ceza Mahkemesinde yapılacağı gün itibariyle Ankara Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine vermiştir. Hakkari Asliye Ceza Mahkemesi de esasen, tensibi yapıldığı 19/06/2007 tarihinde müşteki kuruma iddianamenin, duruşma gün ve saatini bildirir davetiye ile celbine karar verdiği halde bildirim yapılmamış ve 06/09/2007, 15.11.2007 tarihli duruşmalar da tensip kararı yerine getirilmemiş bilahere 31/01/2008 tarihli duruşmada Mahkeme, EPDK'ya duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı çıkartılmasına da karar verilmiştir.
CMK. 237 madde hükmü gereğince yargılamanın devam ettiği aşamada kurum müdahale dilekçesi vermiştir. Yasada nöbetçi mahkemeye verilmesini veya çoğunluğun kabulü gibi 1 aylık gecikme ile verilme gibi süre yönünden kısıtlayan hüküm bulunmamaktadır. Müdahale dilekçesi hüküm verilinceye karar verilebilmektedir. Öte yandan davadan haberdar edilen EPDK bir kamu kurumudur. Davaya katılıp katılmama konusunda karar vermek için yetkili organlarda konunun görüşülmesi ve karara bağlanması gerekmektedir. Kurum tebligatı aldıktan sonra geçen bir aylık süreç içersinde davaya katılma kararı vermiş ve bu karar gereği davanın duruşma günü müdahillik dilekçesini vermiştir. Tebligat ile müdahillik dilekçesi verilmesi arasında geçen yaklaşık bir aylık süreç bir kurum bakımından makul ve mantıklı bir süredir. Bu duruma göre müdahilin hüküm verilmeden müdahale dilekçesini verdiğinin ve bu nedenle müdahilliğinin kabulü gerekmektedir. Bu nedenler ile çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.