Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/1857 K.2012/161
Özet: (1) Uyuşmazlık, geç iltihak suretiyle bakaya kalmak suçundan şüpheli hakkında düzenlenen soruşturma evresi sonucunda iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/2. maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle iadesine ilişkin karardır; (2) İzmir 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 03.09.2009 tarihli ve 2009/924 sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kabul edilerek 16.01.2012’de oybirliğiyle bozulduğu ve iddianamenin iadesine karar verildiği hükmü verilmiştir.
Geç iltihak suretiyle bakaya kalmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.08.2009 tarihli ve 2009/75521 soruşturma, 2009/39106 esas, 2009/12738 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/2.maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174/1-a-c.maddesi gereğince iadesine dair, İZMİR 10.Sulh Ceza Mahkemesinin 03.09.2009 tarihli ve 2009/924 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 25.01.2010 gün ve 3686 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2010 gün ve KYB. 2010-23277 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3.maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1.maddesinde ise iddianamenin hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında, er ve erbaşlar ile yedek subayların askere girmeden veya silah altına çağrılmadan önce işledikleri yukarı haddi iki yıla kadar hapis cezasını gerektiren suçlara ait davalarda soruşturma işlemlerinin askerliklerini bitirmelerine kadar geri bırakılmasının sayılmadığı gibi, iddianamede 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1-B maddesinde yer alan geç iltihak suretiyle bakaya kalmak suçundan kamu davası açıldığı halde, mahkemesince sanığın eyleminin anılan Kanun'un 63/1-A maddesinde yer alan bakaya kalıpta yedi gün içinde kendiliğinden gelenler suçunu oluşturduğundan bahisle, suçun hukuki nitelendirmesi yapmak suretiyle iddianamenin iadesine karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İzmir 10.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 03.09.2009 gün ve 2009/924 sayılı kararının CMK'nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 16.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3.maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1.maddesinde ise iddianamenin hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında, er ve erbaşlar ile yedek subayların askere girmeden veya silah altına çağrılmadan önce işledikleri yukarı haddi iki yıla kadar hapis cezasını gerektiren suçlara ait davalarda soruşturma işlemlerinin askerliklerini bitirmelerine kadar geri bırakılmasının sayılmadığı gibi, iddianamede 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1-B maddesinde yer alan geç iltihak suretiyle bakaya kalmak suçundan kamu davası açıldığı halde, mahkemesince sanığın eyleminin anılan Kanun'un 63/1-A maddesinde yer alan bakaya kalıpta yedi gün içinde kendiliğinden gelenler suçunu oluşturduğundan bahisle, suçun hukuki nitelendirmesi yapmak suretiyle iddianamenin iadesine karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İzmir 10.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 03.09.2009 gün ve 2009/924 sayılı kararının CMK'nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 16.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.