‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/1218 K.2012/33802

Esas No: 2010/1218 · Karar No: 2012/33802 · Karar Tarihi: 10.12.2012
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanık …’ın 4926 sayılı yasaya aykırılık suçundan yargılaması sırasında yapılan arama ve elde edilen delillerin kanuna aykırı olup olmadığına ilişkin temyiz başvurusudur. (2) Mahkeme, aramanın hukuka aykırı olduğunu, elde edilen delili kullanamayacağını belirterek sanığın cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmış ve kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4926 sayılı yasaya aykırılık

HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Katılan vekilinin beraat eden sanık ...'ya yönelen temyizine göre yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanık ... müdafıinin temyizine göre yapılan incelemede;
1- 5271 sayılı CMK'nun 231/6 maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için,
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir" hükmü ile objektif ve sübjektif şartlar belirtmiş olmakla; cezanın tazmini nitelikte olması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına karar verilerek yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suç tarihinde yürürlükte olup, sanık yararına olan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23/2-(d) bendi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı için aranan "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" koşulunun çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması hâlinde aranmayabileceği hususunun tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35/1. maddesi gereğince sanık ... hakkında sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi kararda gösterilmeden hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.12.2012 günü oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

CMK.nun 119. maddesinin 1. fıkrası " Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir." yine aynı yasanın 119. maddesinin 4. fıkrası "C. Savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri ve diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur." hükmünü amirdir.

Somut olayda, sanık ...'nın yetkilisi olduğu ihlas kargo isimli işyerinde yapılan arama işleminde, Hakim kararının olmadığı, C. Savcısına arama işleminden sonra bilgi verildiği ve kolluk amirinin de yazılı emrinin söz konusu olmadığı, yine yapılan işyeri aramasında C. Savcısı olmadığı halde, o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin de mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yasanın emredici hükmüne uyulmamıştır. Yapılan arama kanuna aykırı olarak icra edilmiştir. Arama sonucu elde edilen deliller (el konulan eşya) hukuka aykırı delil niteliğindedir.

CMK.nun 206/2 ve 217. maddelerine göre, kanuna aykırı elde olunan kanıtlara dayanarak hüküm kurulamaz. Sanık ... üzerine atılan suçu hiçbir aşamada kabul etmemiş, suç delili olduğu iddia edilen eşyanın kendisine ait olmadığını savunmuştur. O halde eşya delil olarak kullanılamaz.

Neticeten; CMK.nun 206/2 hükmü gereğince hukuka aykırı olarak gerçekleşen arama ile ele geçirilen eşya mahkemece geçerli bir delil olarak gözetilemeyeceğinden yerel mahkemece sanık ... aleyhine verilen mahkumiyet kararının bozulması düşüncesinde olduğumdan, çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?