Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/8203 K.2011/5635
Özet: Uyuşmazlık, yerel mahkemece verilen 4926 sayılı kanuna muhalefet suçunda sanıkların hükümlülüklerinin ve müsadelerinin temyiz edilmesiyle ilgilidir; Mahkeme, sanığın vekaletnamesi olmadan yapılan temyiz dilekçesini usulsüz kabul ederek, temyizi geçersiz saymış ve kararını iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4926 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanıkların hükümlülüklerine ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ... adına hükmü temyiz etmiş olan Avukat ... bu sanık tarafından verilmiş bir vekaletnamenin dosya içerisinde bulunmadığı gibi dava ile ilgili olarak bir müdafiilik sıfatının da mevcut olmadığı gözetilerek, öncelikle sanık ... tarafından temyiz tarihinde yada öncesinde verilmiş bir vekaletnamenin mevcut olup olmadığının araştırılması, mevcut ise getirtilip denetime imkan verecek şekilde dosyaya konulması, ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı kararında da belirtildiği üzere, kararda yasa yolu gösterilirken başvuru şeklinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmemesinin kişileri yanılgıya sevk edebileceği nazara alınıp, sanık ... yokluğunda verilen kararda temyiz yöntemi usulüne uygun olarak gösterilmediğinden; yasa yolu, mercii, süresi ve yöntemini tam olarak ifade eden yeni bir bildirimin, yöntemine uygun açıklamalı tebligat1a hükmü temyiz etmemiş sanık ... ...'a Tebligat Kanununa uygun şekilde tebliğinden ve temyiz etmesi halinde sanığın temyiziyle ilgili tebliğname düzenlendikten sonra iade edilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2011 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Hüküm verildiğinde Av. İsmail Akbulak sanık ...`un vekili değildir. Gıyaben verilen karar sanığa 11.02.2007 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen sanık hükmü temyiz etmemiş Avukatın vekaletnamesiz olarak verdiği temyiz dilekçesi 13.06.2007 günlü ve temyiz süresinden sonra olduğundan Avukatın vekaleti olsa dahi sonuç değişmeyeceğinden vekaletname örneğinin istenmesine gerek yoktur. Ayrıca mahkemenin dilekçeyi temyizi incelemeye yetkili merciye göndermek zorunda olduğu gözetilerek hükümde bu hususun belirtilmemesi kişi zararına bir sonuç doğurmayacağından eksiklik olarak görülemez, karar gıyapta verildiği için sanık tebliğden itibaren süresinde dilekçe vermiş olsaydı temyizi yasal süresinde sayılacaktı.
İzah edilen nedenlerle tefhim usulüne uygun olduğundan çoğunluğun kararına katılmıyorum.
SUÇ: 4926 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanıkların hükümlülüklerine ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ... adına hükmü temyiz etmiş olan Avukat ... bu sanık tarafından verilmiş bir vekaletnamenin dosya içerisinde bulunmadığı gibi dava ile ilgili olarak bir müdafiilik sıfatının da mevcut olmadığı gözetilerek, öncelikle sanık ... tarafından temyiz tarihinde yada öncesinde verilmiş bir vekaletnamenin mevcut olup olmadığının araştırılması, mevcut ise getirtilip denetime imkan verecek şekilde dosyaya konulması, ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı kararında da belirtildiği üzere, kararda yasa yolu gösterilirken başvuru şeklinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmemesinin kişileri yanılgıya sevk edebileceği nazara alınıp, sanık ... yokluğunda verilen kararda temyiz yöntemi usulüne uygun olarak gösterilmediğinden; yasa yolu, mercii, süresi ve yöntemini tam olarak ifade eden yeni bir bildirimin, yöntemine uygun açıklamalı tebligat1a hükmü temyiz etmemiş sanık ... ...'a Tebligat Kanununa uygun şekilde tebliğinden ve temyiz etmesi halinde sanığın temyiziyle ilgili tebliğname düzenlendikten sonra iade edilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2011 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Hüküm verildiğinde Av. İsmail Akbulak sanık ...`un vekili değildir. Gıyaben verilen karar sanığa 11.02.2007 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen sanık hükmü temyiz etmemiş Avukatın vekaletnamesiz olarak verdiği temyiz dilekçesi 13.06.2007 günlü ve temyiz süresinden sonra olduğundan Avukatın vekaleti olsa dahi sonuç değişmeyeceğinden vekaletname örneğinin istenmesine gerek yoktur. Ayrıca mahkemenin dilekçeyi temyizi incelemeye yetkili merciye göndermek zorunda olduğu gözetilerek hükümde bu hususun belirtilmemesi kişi zararına bir sonuç doğurmayacağından eksiklik olarak görülemez, karar gıyapta verildiği için sanık tebliğden itibaren süresinde dilekçe vermiş olsaydı temyizi yasal süresinde sayılacaktı.
İzah edilen nedenlerle tefhim usulüne uygun olduğundan çoğunluğun kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.