Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/16219 K.2012/5955
Özet: (1) Uyuşmazlık, yetki belgesi olmadan yük ve eşya taşımacılığı yaparak 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 26/a maddesine aykırı bir eylem nedeniyle verilen 5.000 TL idari para cezasının iptaline ilişkin itirazın kabulü konusundadır. (2) Mahkeme, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini reddederek, İskenderun Ağır Ceza Mahkemesi’nin 23 Mart 2009 tarihli kararını bozmamaya ve idari para cezasının iptaline itirazın kabulüne karar vermiştir.
Yetki belgesi olmadan yük ve eşya taşımacılığı yapmak eylemi sebebiyle 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 26/a maddesine aykırılıktan ... Cam Ürünleri İnşaat Müteahhitliği ve Malzemeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında Adana Ulaştırma Bölge Müdürlüğünün 09/10/2008 tarihli ve A-696638 sayılı idarî para cezası karar tutanağı ile verilen 5,000,00 yeni Türk lirası idarî para cezasına adı geçen muteriz vekili tarafından yapılan itirazın kabulüne. ... Cam Ürünleri İnşaat Müteahhitliği ve Malzemeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında 09/10/2008 tarihlî ve A-696638 sayılı idarî para cezası karar tutanağı ile verilen 5.000.00 yeni Türk lirası idarî para cezasının, iptaline dair, İskenderun 2, Sulh Ceza Mahkemesinin 18/02/2009 tarihli ve 2008/1039 değişik sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, İskenderun Ağır Ceza Mahkemesinin 23/03/2009 tarihli ve 2009/340 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 18.08.2009 gün ve 45779 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2009 gün ve KYB. 2009-199310 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, atılı eylemin kabahat oluşturduğu, kapsam ve koşullarının 4925 sayılı Kanun'un 5. maddesinde belirlendiği, bu çerçeve hükmün içeriğinin de Ulaştırma Bakanlığının genel ve düzenleyici işlemi olan Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 54. maddesince doldurulduğunun anlaşılması karşısında, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İskenderun Ağır Ceza Mahkemesi’nin 23.03.2009 gün ve 2009/340 D. iş sayılı kararının CMK’nun 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek üzere BOZULMASINA, 30.01.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 54. maddesi ile getirilen yükümlülük 4925 sayılı Yasa'nın 5. maddesinin içeriğini doldurma niteliğinde olmayıp yeni bir kabahat türü oluşturulduğu ve bu haliyle 5326 sayılı Yasa'nın 4. maddesi kapsamında düşünülemeyeceği gibi, idari ceza yetki belgesiz araç kullanmaktan verilmiş ise de sanığın yetki belgesi aldığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığını'nın yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi gerektiğinden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
Mezkür ihbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, atılı eylemin kabahat oluşturduğu, kapsam ve koşullarının 4925 sayılı Kanun'un 5. maddesinde belirlendiği, bu çerçeve hükmün içeriğinin de Ulaştırma Bakanlığının genel ve düzenleyici işlemi olan Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 54. maddesince doldurulduğunun anlaşılması karşısında, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İskenderun Ağır Ceza Mahkemesi’nin 23.03.2009 gün ve 2009/340 D. iş sayılı kararının CMK’nun 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek üzere BOZULMASINA, 30.01.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 54. maddesi ile getirilen yükümlülük 4925 sayılı Yasa'nın 5. maddesinin içeriğini doldurma niteliğinde olmayıp yeni bir kabahat türü oluşturulduğu ve bu haliyle 5326 sayılı Yasa'nın 4. maddesi kapsamında düşünülemeyeceği gibi, idari ceza yetki belgesiz araç kullanmaktan verilmiş ise de sanığın yetki belgesi aldığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığını'nın yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi gerektiğinden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.