Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/17002 K.2011/8738
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların 400 çuval şekerin ihraç amaçlı satışı nedeniyle kaçakçılık suçundan yargılanmasıdır; mahkeme, 4926 sayılı yasada bu eylemin suç olarak düzenlenmediğini ve zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasını karara bağlamıştır. Mahkeme, sanıkların hakkında açılan kamu davasını TCK 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca ortadan kaldırarak, yerel mahkemenin kararına karşı yapılan temyiz itirazlarını reddetmiş ve davayı süresinin dolması nedeniyle sonlandırmıştır.
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kaçakçılık
**HÜKÜM:** Sanıklar hakkında açılan kamu davasının TCK.nun 102/4 ve104/2.maddeleri uyarınca ortadan kaldırılmasına ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 23.06.2011 tarihinde zamanaşımı ile davanın ortadan kaldırılmasında oybirliğiyle müsadere konusunda oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
05.01.1999 tarihli iddianameyle sanık ...'in sanıklar... ve...'ten toplam 400 çuval şeker satın aldığı, bunlardan 279 adedinin ihraç amaçlı üzerlerinde export damgası bulunan, Türkiye Şeker Fabrikalarının ürettiği şekerler olduğu ve sanıklar hakkında 1918 sayılı Yasanın 27/2, 3, 4 ve 47.maddeleri uyarınca cezalandırılmaları için dava açıldığı anlaşılmıştır.
1918 sayılı yasaya göre suç kabul edilen Devletçe ihraç şartıyla verilen maddelerin yurt içinde satılması 19.7.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı yasada suç olarak düzenlenmemiştir.
İhracat kaçakçılığı 4926 sayılı yasanın 3.maddesinin (ı) bendinin 1, 2 ve 3 fıkralarında sayılmıştır.
Bunlar;
1- İhraç eşyasının yapılan beyan ve eki belgelere göre miktarı veya cinsinde yüzde ondan fazla farklılık çıkması,
2- İhraç eşyası için gerçeğe aykırı belge ibraz suretiyle ihracat vergilerini ödememek veya eksik ödemede veya Devletçe uygulanan teşvik veya sübvansiyonlardan veya parasal iadelerden yararlanmak şeklinde haksız menfaat temin etmek,
3- İhracı lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı, belirlenen kayıt ve koşullara uymaksızın veya gerçeğe aykırı her türlü beyanname veya belge ibrazı ile gümrüğü yanıltarak işlem yaptırmak suretiyle ihraç etmek şeklindedir.
Aynı yasanın 4.maddesinin sondan bir evvelki fıkrasında 3.maddenin a, b, c ve d bentlerinde sayılan eşyanın zoralımına hükmolunacağını amir olup (ı) bendinde düzenlenen ihracat kaçakçılığında müsadereye yer vermemiştir.
Sanıklarda yakalanan şekerin Türk malı olduğu, ihraç kaydıyla verildiği halde, suça konu şekerlerin yurt içinde sarf edilmesi sonradan yürürlüğe giren 4926 sayılı yasada suç olarak düzenlenmediği, söz edilen şekerlerin yurt dışına çıkarılıp tekrar yurda girdiği de anlaşılamadığı, ayrıca ihraç kaydıyla verilen şekeri alan şahıslar tarafından sahte belge düzenlenerek yurt dışı edilmiş gibi gösterildiğine dair de hiçbir delil yoktur. Sanıklar hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına katılmakla birlikte, yerli üretim olan ve yukarı da açıklandığı üzere müsaderesi mümkün olmayan şekerin sahiplerine iadesi düşüncesiyle çoğunluğun bu yöne ilişkin görüşüne katılmıyorum.
SUÇ : Kaçakçılık
**HÜKÜM:** Sanıklar hakkında açılan kamu davasının TCK.nun 102/4 ve104/2.maddeleri uyarınca ortadan kaldırılmasına ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 23.06.2011 tarihinde zamanaşımı ile davanın ortadan kaldırılmasında oybirliğiyle müsadere konusunda oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
05.01.1999 tarihli iddianameyle sanık ...'in sanıklar... ve...'ten toplam 400 çuval şeker satın aldığı, bunlardan 279 adedinin ihraç amaçlı üzerlerinde export damgası bulunan, Türkiye Şeker Fabrikalarının ürettiği şekerler olduğu ve sanıklar hakkında 1918 sayılı Yasanın 27/2, 3, 4 ve 47.maddeleri uyarınca cezalandırılmaları için dava açıldığı anlaşılmıştır.
1918 sayılı yasaya göre suç kabul edilen Devletçe ihraç şartıyla verilen maddelerin yurt içinde satılması 19.7.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı yasada suç olarak düzenlenmemiştir.
İhracat kaçakçılığı 4926 sayılı yasanın 3.maddesinin (ı) bendinin 1, 2 ve 3 fıkralarında sayılmıştır.
Bunlar;
1- İhraç eşyasının yapılan beyan ve eki belgelere göre miktarı veya cinsinde yüzde ondan fazla farklılık çıkması,
2- İhraç eşyası için gerçeğe aykırı belge ibraz suretiyle ihracat vergilerini ödememek veya eksik ödemede veya Devletçe uygulanan teşvik veya sübvansiyonlardan veya parasal iadelerden yararlanmak şeklinde haksız menfaat temin etmek,
3- İhracı lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı, belirlenen kayıt ve koşullara uymaksızın veya gerçeğe aykırı her türlü beyanname veya belge ibrazı ile gümrüğü yanıltarak işlem yaptırmak suretiyle ihraç etmek şeklindedir.
Aynı yasanın 4.maddesinin sondan bir evvelki fıkrasında 3.maddenin a, b, c ve d bentlerinde sayılan eşyanın zoralımına hükmolunacağını amir olup (ı) bendinde düzenlenen ihracat kaçakçılığında müsadereye yer vermemiştir.
Sanıklarda yakalanan şekerin Türk malı olduğu, ihraç kaydıyla verildiği halde, suça konu şekerlerin yurt içinde sarf edilmesi sonradan yürürlüğe giren 4926 sayılı yasada suç olarak düzenlenmediği, söz edilen şekerlerin yurt dışına çıkarılıp tekrar yurda girdiği de anlaşılamadığı, ayrıca ihraç kaydıyla verilen şekeri alan şahıslar tarafından sahte belge düzenlenerek yurt dışı edilmiş gibi gösterildiğine dair de hiçbir delil yoktur. Sanıklar hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına katılmakla birlikte, yerli üretim olan ve yukarı da açıklandığı üzere müsaderesi mümkün olmayan şekerin sahiplerine iadesi düşüncesiyle çoğunluğun bu yöne ilişkin görüşüne katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.