‹ Ana sayfa
Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/1276 K.2011/4502

Esas No: 2008/1276 · Karar No: 2011/4502 · Karar Tarihi: 18.04.2011
Özet: (1) Uyuşmazlık, ruhsatsız av tüfeği bulundurmak suçundan sanığın beraatine karar verilmesi ve bu karara karşı Yüksek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma talebinin yapılmasıdır. (2) Mahkeme, 18.04.2011 tarihli kararında, temyiz mercii ve süresinin belirtilmemesi nedeniyle kararın kesinleşmediğini kabul ederek, Yüksek Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemini reddetti.
Ruhsatsız av tüfeği bulundurmak suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda sanığın beraatine, av tüfeğinin geçerli belge ibrazı halinde sahibine verilmek üzere zabıtaya tevdiine dair, AKŞEHİR Sulh Ceza Mahkemesinin 07.03.2006 tarihli ve 2006/20-129 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 17.12.2007 gün ve 64660 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2008 gün ve KYB. 2007-294121 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.

Mezkür ihbarnamede;
2521 sayılı Kanun'un 13.maddesinde, "Av tezkeresi veya yivsiz tüfek sahipliği belgesi olmadan yivsiz av tüfeği bulunduran veya taşıyanlar hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 549 uncu maddesindeki ceza hükümleri uygulanır ve ayrıca tüfeğin müsaderesine hükmedilir" şeklindeki düzenlemeye göre, (av tüfeğinin Kabahatlar Kanunu'nun 43.maddesinde sayılan park, meydan, cadde ve sokaklar dışında taşınması hali hariç) bulundurulması veya taşınmasının müeyyide altına alınmadığı, ancak 2521 sayılı Kanun'un 13.maddesinin halen yürürlükte bulunduğu ve ayrıca tüfeğin müsaderesine hükmedilebileceğinin düzenlenmiş olduğu gözetilmeden, ruhsatsız av tüfeğinin müsaderesi yerine, yazılı şeklinde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 34/2 ve 232/6.maddeleri uyarınca, gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak mercii ile başvuru şeklinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.

Kanun yararına bozmaya konu kararda temyiz mercii ile temyiz süresinin başlangıcı gösterilmemesi ve hükmü temyiz etmeyen sanığa karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri gösterilmek suretiyle yerel mahkemesince meşruhatlı davetiye de tebliğ olunmaması nedeniyle kararın kesinleşmediği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 18.04.2011 günü oyçokluğuyla karar verildi.

(Muhalif)
KARŞI OY
Tefhim, usulüne uygun yapıldığından çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?