Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/1275 K.2011/16573
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 4922 sayılı Kanun kapsamında adli para cezasının üç taksitli ödenmesi sırasında üçüncü taksitin bir gün gecikmeli ödenmesinden sonra Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hapse çevrilme talebinin reddine ilişkin kararın itirazı üzerine Yargıtay’ın 28.09.2011 tarihli oybirliğiyle kararıdır. Mahkeme, başsavcılığın bozmaya yönelik ihbarnamesini reddederek, 10.09.2007 tarihli ve 2007/645 sayılı kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirleyerek hapse çevrilme talebinin reddine ilişkin kararı onaylamıştır.
4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanununa aykırılıktan sanık ...'ın, anılan Kanunun 20, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 ve 52.maddeleri uyarınca 1.500.00 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Manavgat 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 26.01.2007 tarihli ve 2006/270 esas, 2007/44 sayılı kararının infazında, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından usulüne uygun olarak tebliğ edilen adli para cezası ödeme emrini müteakiben hükümlü tarafından 1 ve 2.taksitlerin kanuni süresi içerisinde ödenmesine rağmen 3.taksidi bir gün gecikmeli olarak ödemesi üzerine Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/9 ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzüğün 51.maddesi uyarınca bakiye adli para cezasının hapse çevrilmesi talebinin reddine dair aynı Mahkemenin 10.09.2007 tarihli ve 2007/645 değişik iş sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin MANAVGAT 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2007 tarihli ve 2007/188 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 17.12.2007 gün ve 64529 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2008 gün ve KYB. 2007-294111 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından usulüne uygun olarak tebliğ edilen adli para cezası ödeme emrini müteakiben hükümlü ... tarafından 1 ve 2.taksitlerin kanuni süresi içerisinde ödenmesine rağmen 3.taksidi bir gün gecikmeli olarak ödemesi üzerine Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/9 ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakıkndaki Tüzüğün 51.maddesi uyarınca bakiye adli para cezasının hapse çevrilmesi talebinin reddine karar verildiği, merci tarafından 5237 sayılı Kanun'un 50/6.maddesinde yer alan "Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz." hükmü göz ardı edilmek suretiyle itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Tüm dosya kapsamına göre, itirazın reddine ilişkin karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yerinde görülmeyen kanun yararına bozma istemini içerir ihbarnamesinin REDDİNE, 28.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından usulüne uygun olarak tebliğ edilen adli para cezası ödeme emrini müteakiben hükümlü ... tarafından 1 ve 2.taksitlerin kanuni süresi içerisinde ödenmesine rağmen 3.taksidi bir gün gecikmeli olarak ödemesi üzerine Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/9 ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakıkndaki Tüzüğün 51.maddesi uyarınca bakiye adli para cezasının hapse çevrilmesi talebinin reddine karar verildiği, merci tarafından 5237 sayılı Kanun'un 50/6.maddesinde yer alan "Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz." hükmü göz ardı edilmek suretiyle itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Tüm dosya kapsamına göre, itirazın reddine ilişkin karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yerinde görülmeyen kanun yararına bozma istemini içerir ihbarnamesinin REDDİNE, 28.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.