Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2007/2116 K.2010/1536
Özet: Yargı, 213 sayılı Yasa ve 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde sanıkların temyiz taleplerini reddederek, hukuki usul ihlallerine ilişkin kararın bozulmasına karar verirken, aynı anda suç tarihinden itibaren süren zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle kamu davasını ortadan kaldırır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 213 Sayılı Yasaya Muhalefet
HÜKÜM: Beraatlerine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Karar başlığına sadece sanık ...'ın ismi yazılmış ise de, diğer sanık isimlerinin karar başlığına mahallinde yazılması mümkün görülmüştür.
I-Sanıklar ... ve ... hakkında verilen tefrik kararı davayı sona erdiren nihai mahiyette bir hüküm olmadığı cihetle temyiz edilebilir bulunmadığından, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca katılan vekilinin temyiz isteğinin REDDİNE,
II-Katılan vekilinin, sanıklar ..., ..., ... ile ... hakkında kurulan hükme yönelik temyizine gelince;
Hazırlık soruşturması evrakları ile bir kısım duruşma tutanaklarının onaysız fotokopi olduğu gözetilmeden ve bir kısım duruşma tutanakları ile duruşma tutanağının devamı mahiyetindeki gerekçeli karar katip tarafından imzalanmayarak duruşmanın usulüne uygun yapılmaması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, Ancak; zamanaşımını kesen son işlem olan sanıkların savunmalarının alındığı 14.12.2004 ve 8.2.2005 tarihleri itibariyle temyiz inceleme gününde, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe hükümler içeren 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen zamanaşımı gerçekleştiğinden sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA, 10.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 213 Sayılı Yasaya Muhalefet
HÜKÜM: Beraatlerine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Karar başlığına sadece sanık ...'ın ismi yazılmış ise de, diğer sanık isimlerinin karar başlığına mahallinde yazılması mümkün görülmüştür.
I-Sanıklar ... ve ... hakkında verilen tefrik kararı davayı sona erdiren nihai mahiyette bir hüküm olmadığı cihetle temyiz edilebilir bulunmadığından, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca katılan vekilinin temyiz isteğinin REDDİNE,
II-Katılan vekilinin, sanıklar ..., ..., ... ile ... hakkında kurulan hükme yönelik temyizine gelince;
Hazırlık soruşturması evrakları ile bir kısım duruşma tutanaklarının onaysız fotokopi olduğu gözetilmeden ve bir kısım duruşma tutanakları ile duruşma tutanağının devamı mahiyetindeki gerekçeli karar katip tarafından imzalanmayarak duruşmanın usulüne uygun yapılmaması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, Ancak; zamanaşımını kesen son işlem olan sanıkların savunmalarının alındığı 14.12.2004 ve 8.2.2005 tarihleri itibariyle temyiz inceleme gününde, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe hükümler içeren 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen zamanaşımı gerçekleştiğinden sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA, 10.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.