Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/9408 K.2012/14646
Özet: (1) Uyuşmazlık, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozmak suçlarından sanıkların mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurularının incelenmesiyle ilgili; (2) Mahkeme, hem hırsızlık hem de konut dokunulmazlığını bozma kararlarını usul ve yasaya uygun bulup mahkumiyeti onaylamış, ancak TCY’nın 53. maddesi uyarınca hakların kısıtlanması ve koşullu salıverilen sanıklar için uygulanmaması gerektiğini belirterek ilgili hükümlerin düzeltilmesini karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre adli ara vermede CMK.nun 331. maddesi gereğince acele ve tutuklu işlere bakmakla görevli Nöbetçi Kurulca dosya görüşüldü:
I-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
II-Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi nedeniyle sanıklar hakkında TCY.nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi;
2-Müşteki ile sanıkların karşılıklı uzlaşmak istemeleri üzerine 30.07.2009 günlü oturumda uzlaşma görevini üstlenecek bir avukatın görevlendirilmesi için Baro başkanlığına yazı yazılmasına karar verilmesine karşın sonrasında uzlaşmayla ilgili hiçbir girişimde bulunulmadan yargılamaya devam edilip, hükmün gerekçesinde; suç tarihi itibariyle uygulama alanı bulan 5271 sayılı CMK.nun, 5918 sayılı Yasanın 9.7.2009 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesinden önce 5560 sayılı yasa ile değişik 253. maddesine aykırı olarak, konut dokunulmazlığını bozma suçunun hırsızlık suçuyla birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamından çıkarıldığı biçimindeki yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması;
3-Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen tebliğname gibi BOZULMASINA, CMK. süresi yönünden kazanılmış hakkın korunmasına 15/08/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre adli ara vermede CMK.nun 331. maddesi gereğince acele ve tutuklu işlere bakmakla görevli Nöbetçi Kurulca dosya görüşüldü:
I-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
II-Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi nedeniyle sanıklar hakkında TCY.nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi;
2-Müşteki ile sanıkların karşılıklı uzlaşmak istemeleri üzerine 30.07.2009 günlü oturumda uzlaşma görevini üstlenecek bir avukatın görevlendirilmesi için Baro başkanlığına yazı yazılmasına karar verilmesine karşın sonrasında uzlaşmayla ilgili hiçbir girişimde bulunulmadan yargılamaya devam edilip, hükmün gerekçesinde; suç tarihi itibariyle uygulama alanı bulan 5271 sayılı CMK.nun, 5918 sayılı Yasanın 9.7.2009 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesinden önce 5560 sayılı yasa ile değişik 253. maddesine aykırı olarak, konut dokunulmazlığını bozma suçunun hırsızlık suçuyla birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamından çıkarıldığı biçimindeki yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması;
3-Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen tebliğname gibi BOZULMASINA, CMK. süresi yönünden kazanılmış hakkın korunmasına 15/08/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.