Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/27666 K.2013/3941
Özet: (1) Sanığın, evinin önünde park ettiği aracın kilidini açıp çalması ve ardından aracın bir süre kullanımının ardından kolluk tarafından bulunup teslim edilmesiyle ilgili hırsızlık suçundan dava konusu; (2) Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı hırsızlık suçundan mahkum etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2012 günlü kenar yazısı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin uygulandığı kararda belirtilmemişse de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infazda gözetilmesi olanaklı kabul edilmiş; olay tarihinde müştekinin evinin önünde park ettiği aracının muhkem kilidi herhangi bir aletle açılıp sanık tarafından çalınarak bir müddet kullanıldıktan sonra kolluk birimlerinin telefonla sanığa ulaşıp aracın bulunabilecek bir yere bırakılmasını sağladıkları, sanığın aracı terk etmesi üzerine kolluk birimlerince aracın bulunduğu, yapılan görgü tespitte; araçta teyp yerinin boş olduğu ve hasarlı olarak aracın yakınana teslim edildiği, hırsızlık suçunda bu durumun ise kısmi iadeyi oluşturduğunun anlaşılması karşısında; yakınana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre hırsızlık suçundan 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılması gerekirken, tam iade koşulları işletilerek yazılı şekilde karar verilmesi ve 5237 sayılı TCK’nın 142/l-b bendi yerine 142-1-e bendinden uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından; 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, aracın kapı kilidinin zarar verilerek açılması nedeniyle eylemin, şikayeti devam eden yakınana karşı, hırsızlık suçunun yanı sıra ayrıca 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar vermek suçunu da oluşturduğu dikkate alınarak, bu suçtan da uygulama yapılması ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi, 5237 sayılı yasa ile yapılan uygulamanın açıkca sanık lehine olması ve karşı temyiz olmadığından, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 05.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2012 günlü kenar yazısı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin uygulandığı kararda belirtilmemişse de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infazda gözetilmesi olanaklı kabul edilmiş; olay tarihinde müştekinin evinin önünde park ettiği aracının muhkem kilidi herhangi bir aletle açılıp sanık tarafından çalınarak bir müddet kullanıldıktan sonra kolluk birimlerinin telefonla sanığa ulaşıp aracın bulunabilecek bir yere bırakılmasını sağladıkları, sanığın aracı terk etmesi üzerine kolluk birimlerince aracın bulunduğu, yapılan görgü tespitte; araçta teyp yerinin boş olduğu ve hasarlı olarak aracın yakınana teslim edildiği, hırsızlık suçunda bu durumun ise kısmi iadeyi oluşturduğunun anlaşılması karşısında; yakınana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre hırsızlık suçundan 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılması gerekirken, tam iade koşulları işletilerek yazılı şekilde karar verilmesi ve 5237 sayılı TCK’nın 142/l-b bendi yerine 142-1-e bendinden uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından; 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, aracın kapı kilidinin zarar verilerek açılması nedeniyle eylemin, şikayeti devam eden yakınana karşı, hırsızlık suçunun yanı sıra ayrıca 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar vermek suçunu da oluşturduğu dikkate alınarak, bu suçtan da uygulama yapılması ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi, 5237 sayılı yasa ile yapılan uygulamanın açıkca sanık lehine olması ve karşı temyiz olmadığından, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 05.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.