Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/9838 K.2011/45786
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, katılan sanıkların yağma, cinsel saldırı ve suç eşyasını kabul etme suçlarından dolayı mahkumiyet kararının temyiz edilmesiyle ilgili; (2) Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin etkin pişmanlık hükümlerine uygun olarak sanıkların iade işlemlerini göz önünde bulundurarak, mevcut mahkumiyet kararını bozarak yeni bir karar vermeye karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağma, cinsel saldırı, suç eşyasını kabul etme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 03.03.2001 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yağma suçlarını işlemek için katılanlar ... ve ...'ı zorla etkisiz hale getirip ellerini bağlayan sanıklar hakkında, kişileri hürriyetlerinden yoksun kılma suçlarından zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
I- Sanık ... ... hakkında suç eşyasının kabul edilmesi suçundan; sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ... 'e yönelik yağma ve katılan ... ...'a yönelik cinsel saldırı suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... ... savunmanı ile sanıklar ..., ..., ... ve savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ... ...'a yönelik yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
./..
-2-
Ancak;
Sanıklar ... ve ...'nün kolluk görevlileri tarafından yakalandıklarında, katılan ... 'dan yağmalan cep telefonlarını ve altın ziynet eşyasını sattıkları yerleri gösterdikleri, bu eşyaların içinden sadece bir adet cep telefonunun satın alan ...'da ele geçirilip adli emanete alındığı, diğer eşya ve paranın iade edilmediğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde “mağdurun zararının giderilmesinin” uygulama koşulu olarak belirtildiği, “satın alan üçüncü kişilerin zararlarının karşılanmasının” etkin pişmanlık müessesesinin uygulama koşulları arasında sayılmadığı anlaşıldığından; somut olayda adı geçen sanıkların telefonu sattıkları yeri söyleyerek iadeyi sağlamış olmaları ve sanıklar ... ve ...'un da suça konu eşyanın iadesine karşı çıkışlarının bulunmaması nedeniyle, katılan ... 'a kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin 3. fıkrasının ilk cümlesi ve anılan Yasa maddesinin 4. fıkrasında tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
SUÇLAR : Yağma, cinsel saldırı, suç eşyasını kabul etme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 03.03.2001 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yağma suçlarını işlemek için katılanlar ... ve ...'ı zorla etkisiz hale getirip ellerini bağlayan sanıklar hakkında, kişileri hürriyetlerinden yoksun kılma suçlarından zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
I- Sanık ... ... hakkında suç eşyasının kabul edilmesi suçundan; sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ... 'e yönelik yağma ve katılan ... ...'a yönelik cinsel saldırı suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... ... savunmanı ile sanıklar ..., ..., ... ve savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ... ...'a yönelik yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
./..
-2-
Ancak;
Sanıklar ... ve ...'nün kolluk görevlileri tarafından yakalandıklarında, katılan ... 'dan yağmalan cep telefonlarını ve altın ziynet eşyasını sattıkları yerleri gösterdikleri, bu eşyaların içinden sadece bir adet cep telefonunun satın alan ...'da ele geçirilip adli emanete alındığı, diğer eşya ve paranın iade edilmediğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde “mağdurun zararının giderilmesinin” uygulama koşulu olarak belirtildiği, “satın alan üçüncü kişilerin zararlarının karşılanmasının” etkin pişmanlık müessesesinin uygulama koşulları arasında sayılmadığı anlaşıldığından; somut olayda adı geçen sanıkların telefonu sattıkları yeri söyleyerek iadeyi sağlamış olmaları ve sanıklar ... ve ...'un da suça konu eşyanın iadesine karşı çıkışlarının bulunmaması nedeniyle, katılan ... 'a kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin 3. fıkrasının ilk cümlesi ve anılan Yasa maddesinin 4. fıkrasında tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.