Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/6258 K.2011/44168
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dolayı verilen kısmen beraat, kısmen mahkumiyet kararının temyizinde ortaya çıktı. Mahkeme, hatalı hesaplama nedeniyle daha az ceza verilmiş olmasına rağmen usul ve yasaya uygunluk bulduğundan kararı bozmamış, ancak bazı hüküm maddelerini düzelterek onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Kısmen beraat, kısmen mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında hükmolunan cezanın süresine göre savunmanının duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanıklar ... ve ...'ün, yakınan ...'nın cep telefonunu zorla almak suretiyle yağma suçunu da işlediklerinin anlaşılması karşısında; 5237 Sayılı TCK’nun 149/1-a, c maddesi uyarınca, haklarında zamanaşımı içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
I-Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı yasanın 109/3-b. maddesinin uygulanması sırasında, bir kat oranında artırım yapılırken 6 yıl yerine, 4 yıl 6 ay hapis ve buna bağlı olarak aynı yasanın 109/5 ve 62. maddeleri uygulanıp sonuçta 7 yıl 6 ay yerine, 5 yıl 7 ay 15 gün hapis verilmesi suretiyle hesap hatası sonucu daha az cezaya hükmedilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak yerlerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Oluş ve dosya içeriğine göre; sanığın, araca bindirdikten sonra, yakınan ...'nın elindeki cep telefonunu zorla aldığının anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı yasanın 149/1, a, c maddesine uyan yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 18.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Kısmen beraat, kısmen mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında hükmolunan cezanın süresine göre savunmanının duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanıklar ... ve ...'ün, yakınan ...'nın cep telefonunu zorla almak suretiyle yağma suçunu da işlediklerinin anlaşılması karşısında; 5237 Sayılı TCK’nun 149/1-a, c maddesi uyarınca, haklarında zamanaşımı içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
I-Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı yasanın 109/3-b. maddesinin uygulanması sırasında, bir kat oranında artırım yapılırken 6 yıl yerine, 4 yıl 6 ay hapis ve buna bağlı olarak aynı yasanın 109/5 ve 62. maddeleri uygulanıp sonuçta 7 yıl 6 ay yerine, 5 yıl 7 ay 15 gün hapis verilmesi suretiyle hesap hatası sonucu daha az cezaya hükmedilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak yerlerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Oluş ve dosya içeriğine göre; sanığın, araca bindirdikten sonra, yakınan ...'nın elindeki cep telefonunu zorla aldığının anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı yasanın 149/1, a, c maddesine uyan yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 18.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.