Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/4245 K.2012/2841
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/81807 sayılı itiraz yazısı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/10/2010 tarih ve 2010/6-173 esas, 2010/208 sayılı kararı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar ... ve ... hakkında düzenlenen 5.3.2004 tarihli iddianame içeriğindeki, "....yakınan ...'a ait Nokia 3310 marka cep telefonu ile 20.00 TL parasını" yağmaladıklarına ilişkin bölümdeki yakınan adının ... olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi yazılı hatası olarak kabul edilerek yapılan incelemede;
I-Sanık ...'nin yakınan ...'e yönelik yağma suçun kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
II-Sanıklar ... ve ...'in yakınanlar ... ve ...'a yönelik, sanık ... hakkında yakınan ...'e yönelik yağma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ... hakkında yakınan ...'e yönelik eyleme ilişkin hüküm bakımından; yakınan 28.02.2004 tarihli kolluk, 26.04.2004 günlü oturumdaki anlatımlarında diğer sanıklar ... ve ...'yi teşhis etmiş olması, 19.04.2004 tarihli bu dosyayla birleşen İzmir 3.Çocuk Mahkemesindeki oturumda sanık ...'in olay yerinde olmadığını açıkça ifade etmesi ve sanığın aşamalarda suçu işlemediğine dair savunmasının aksine hükümlülüğüne yeter, kesin, inandırıcı, her türlü şüpheden uzak somut ve hukuka uygun kanıtlar bulunmadığı gözetilmeden beraat yerine yazılı biçimde uygulama yapılması,
2-Sanıklar ... ve ... hakkında 5.3.2004 tarihli iddianameyle yakınan ...'a yönelik eylem hakkında dava açılmadığı kabul edilerek Mahkemece, 08.09.2004 tarihli oturumda zararının giderildiğini beyan eden yakınana, ...'a yönelik eylem hakkında 28.09.2004 havale tarihli ek iddianameyle kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında, zararın soruşturma aşamasında giderildiği gözetilmeden sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY.nın 168/3.maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak fazla cezaya hükmolunması,
3-Yakınan ...'dan para yanında yağmalanan cep telefonunu sattıkları yeri soruşturma aşamısında göstererek, yakınana tesliminin sağlandığının anlaşılması karşısında; soruşturma aşamalardaki kısmi geri verme konusunda yakınanın onayı sorulup, sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY.nın 168/3-4. Maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilmeden yazılı biçimde karar verilmesi,
4-5237 sayılı Yasada cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı ve 5275 sayılı Yasanın 99.maddesi uyarınca anacak kesinleşmiş hükümlerde toplama kararı verilebileceği gözetilmeden, 765 sayılı TCY.nın 71.maddesi uyarınca yazılı biçimde toplama kararı verilmesi suretiyle karma uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 16/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Yağma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/81807 sayılı itiraz yazısı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/10/2010 tarih ve 2010/6-173 esas, 2010/208 sayılı kararı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar ... ve ... hakkında düzenlenen 5.3.2004 tarihli iddianame içeriğindeki, "....yakınan ...'a ait Nokia 3310 marka cep telefonu ile 20.00 TL parasını" yağmaladıklarına ilişkin bölümdeki yakınan adının ... olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi yazılı hatası olarak kabul edilerek yapılan incelemede;
I-Sanık ...'nin yakınan ...'e yönelik yağma suçun kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
II-Sanıklar ... ve ...'in yakınanlar ... ve ...'a yönelik, sanık ... hakkında yakınan ...'e yönelik yağma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ... hakkında yakınan ...'e yönelik eyleme ilişkin hüküm bakımından; yakınan 28.02.2004 tarihli kolluk, 26.04.2004 günlü oturumdaki anlatımlarında diğer sanıklar ... ve ...'yi teşhis etmiş olması, 19.04.2004 tarihli bu dosyayla birleşen İzmir 3.Çocuk Mahkemesindeki oturumda sanık ...'in olay yerinde olmadığını açıkça ifade etmesi ve sanığın aşamalarda suçu işlemediğine dair savunmasının aksine hükümlülüğüne yeter, kesin, inandırıcı, her türlü şüpheden uzak somut ve hukuka uygun kanıtlar bulunmadığı gözetilmeden beraat yerine yazılı biçimde uygulama yapılması,
2-Sanıklar ... ve ... hakkında 5.3.2004 tarihli iddianameyle yakınan ...'a yönelik eylem hakkında dava açılmadığı kabul edilerek Mahkemece, 08.09.2004 tarihli oturumda zararının giderildiğini beyan eden yakınana, ...'a yönelik eylem hakkında 28.09.2004 havale tarihli ek iddianameyle kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında, zararın soruşturma aşamasında giderildiği gözetilmeden sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY.nın 168/3.maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak fazla cezaya hükmolunması,
3-Yakınan ...'dan para yanında yağmalanan cep telefonunu sattıkları yeri soruşturma aşamısında göstererek, yakınana tesliminin sağlandığının anlaşılması karşısında; soruşturma aşamalardaki kısmi geri verme konusunda yakınanın onayı sorulup, sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY.nın 168/3-4. Maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilmeden yazılı biçimde karar verilmesi,
4-5237 sayılı Yasada cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı ve 5275 sayılı Yasanın 99.maddesi uyarınca anacak kesinleşmiş hükümlerde toplama kararı verilebileceği gözetilmeden, 765 sayılı TCY.nın 71.maddesi uyarınca yazılı biçimde toplama kararı verilmesi suretiyle karma uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 16/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.