Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/1666 K.2011/1044
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarıyla ilgili mahkumiyet kararının hatalı hesaplama ve usulsüzlükler nedeniyle temyiz edilmesiydi; Mahkeme, hatalı ceza süresi hesaplamasını düzeltmiş ve 53/1 maddesinin uygulanmasında yasal eksiklikleri gidererek hükmü bozmuş, ardından işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları için de usulsüzlükleri tespit ederek mahkumiyet kararını iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Hırsızlık suçu için kurulan hükmün incelenmesinde:
5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesi ile uygulama yapılırken, hapis cezasının 3 yıl 3 ay 18 gün yerine, hesap hatası sonucu 3 yıl 3 ay 28 gün olarak hesaplanması, sonuç ceza süresi doğru uygulandığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin 3. fıkrası gözetilmeden, 1.fıkrasının (c) bendinde belirtilen haktan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş,sanık ...’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,hüküm fıkrasından “53.maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak,yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCY’nin 53/1.maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2.
fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar;(c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” cümlesi yazılmak suretiyle,diğer yönleri eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- İşyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları için yapılan incelemede:
1-5271 sayılı CMK.nun 253/4. maddesinde belirtildiği şekilde Cumhuriyet Savcısı tarafından kolluk görevlilerine sanığın ve mağdurun ifadesi alınırken uzlaşma teklifinde bulunulması hususunda bir talimatı olduğuna ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı halde, soruşturma ve kovuşturma aşamasında anılan Yasanın 253 ve 254. maddeleri gereğince işyeri dokunulmazlığını bozmak suçu yönünden uzlaşma hükümleri değerlendirilmeden mağdurun kolluktaki “uzlaşma istemiyorum” biçimindeki beyanıyla yetinilerek hüküm kurulması,
2-Suçların niteliği, cezaların tür ve sürelerine göre, hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Hırsızlık suçu için kurulan hükmün incelenmesinde:
5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesi ile uygulama yapılırken, hapis cezasının 3 yıl 3 ay 18 gün yerine, hesap hatası sonucu 3 yıl 3 ay 28 gün olarak hesaplanması, sonuç ceza süresi doğru uygulandığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin 3. fıkrası gözetilmeden, 1.fıkrasının (c) bendinde belirtilen haktan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş,sanık ...’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,hüküm fıkrasından “53.maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak,yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCY’nin 53/1.maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2.
fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar;(c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” cümlesi yazılmak suretiyle,diğer yönleri eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- İşyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları için yapılan incelemede:
1-5271 sayılı CMK.nun 253/4. maddesinde belirtildiği şekilde Cumhuriyet Savcısı tarafından kolluk görevlilerine sanığın ve mağdurun ifadesi alınırken uzlaşma teklifinde bulunulması hususunda bir talimatı olduğuna ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı halde, soruşturma ve kovuşturma aşamasında anılan Yasanın 253 ve 254. maddeleri gereğince işyeri dokunulmazlığını bozmak suçu yönünden uzlaşma hükümleri değerlendirilmeden mağdurun kolluktaki “uzlaşma istemiyorum” biçimindeki beyanıyla yetinilerek hüküm kurulması,
2-Suçların niteliği, cezaların tür ve sürelerine göre, hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.