Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/29009 K.2011/841
Özet: Uyuşmazlık, Mersin 4.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007 tarihli hırsızlık kararı ve sonrasında yapılan temyiz taleplerinin usulsüzlüğüyle ilgilidir; Mahkeme, kararın geçersiz olduğunu kabul ederek dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: CMK.nun 296/1.maddesi gereğince reddi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Mersin 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 08.08.2007 tarih ve 2007/646- 2007/638 sayılı ilk hükmün sanıklar ...,... ve ... savunmanının temyizi üzerine Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 22.1.2009 tarih ve 2008/1802- 2009/390 sayılı temyiz isteminin reddine karar verilmek suretiyle kesinleştiği, sonrasında Mahkemece 20.5.2009 tarih ve 2007/646-2007/638 sayılı ek kararla hükümlüler ... ve ...'un Yargıtay 6.Ceza Dairesinin kararından sonra verdikleri temyiz haklarının yeniden verilmesi istemini içeren dilekçeleri üzerine temyiz istemlerinin reddine karar verildiği, bu red kararına yönelik yeniden temyiz dilekçesi verdikleri, sonrasında dosyanın Dairemize gönderildiği görülmekle; Mersin 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 08.08.2007 tarih ve 2007/646- 2007/638 sayılı ilk kararında hükme karşı başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin açıkça belirtilmediği, Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün ve 114/113; 01.05.2007 gün ve 93/104; 20.02.2007 gün ve 46/39; 23.12.2008 gün ve 258/240 sayılı ve benzer kararlarında da ayrıntıları açıklandığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; Hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunludur. Bunlardan birisinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesi; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CYY’nın 34/2, 40/2, 231/2, 232/6. maddelerine açıkça aykırılık oluşturacağından ve yapılan tebliği geçersiz kılacağından sanıklar ve savunmanına
yapılan tebligat yukarıda belirtilen nedenle usulsüz olduğundan, sanıklar savunmanının 10.9.2007 tarihli dilekçesiyle yaptığı temyiz istemi süresinde olduğunun anlaşılması karşısında: kanun yararına bozma istemi, hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceğinden ve yukarıdaki açıklamalar ışığında Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 22.1.2009 tarih ve 2008/1802- 2009/390 sayılı kararına yönelik 5271 sayılı CMK’nun 308.maddesinin son cümlesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yoluna başvurması olanaklı görüldüğünden dosyanın gereğinin takdiri için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 01/02/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: CMK.nun 296/1.maddesi gereğince reddi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Mersin 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 08.08.2007 tarih ve 2007/646- 2007/638 sayılı ilk hükmün sanıklar ...,... ve ... savunmanının temyizi üzerine Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 22.1.2009 tarih ve 2008/1802- 2009/390 sayılı temyiz isteminin reddine karar verilmek suretiyle kesinleştiği, sonrasında Mahkemece 20.5.2009 tarih ve 2007/646-2007/638 sayılı ek kararla hükümlüler ... ve ...'un Yargıtay 6.Ceza Dairesinin kararından sonra verdikleri temyiz haklarının yeniden verilmesi istemini içeren dilekçeleri üzerine temyiz istemlerinin reddine karar verildiği, bu red kararına yönelik yeniden temyiz dilekçesi verdikleri, sonrasında dosyanın Dairemize gönderildiği görülmekle; Mersin 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 08.08.2007 tarih ve 2007/646- 2007/638 sayılı ilk kararında hükme karşı başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin açıkça belirtilmediği, Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün ve 114/113; 01.05.2007 gün ve 93/104; 20.02.2007 gün ve 46/39; 23.12.2008 gün ve 258/240 sayılı ve benzer kararlarında da ayrıntıları açıklandığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; Hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunludur. Bunlardan birisinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesi; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CYY’nın 34/2, 40/2, 231/2, 232/6. maddelerine açıkça aykırılık oluşturacağından ve yapılan tebliği geçersiz kılacağından sanıklar ve savunmanına
yapılan tebligat yukarıda belirtilen nedenle usulsüz olduğundan, sanıklar savunmanının 10.9.2007 tarihli dilekçesiyle yaptığı temyiz istemi süresinde olduğunun anlaşılması karşısında: kanun yararına bozma istemi, hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceğinden ve yukarıdaki açıklamalar ışığında Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 22.1.2009 tarih ve 2008/1802- 2009/390 sayılı kararına yönelik 5271 sayılı CMK’nun 308.maddesinin son cümlesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yoluna başvurması olanaklı görüldüğünden dosyanın gereğinin takdiri için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 01/02/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.