Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/1986 K.2012/4908
Özet: Uyuşmazlık, Akşehir Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07/04/2009 tarihli ve 2006/262 esas, 2009/275 sayılı kararıyla ilgili hırsızlık suçundan sanık … ve … kızı … doğumlu …'nun hapis cezasının para cezasına çevrilmesi yönündeki kanun yararına bozma talebidir. Mahkeme, kararın kesinleşmediğini belirterek kanun yararına bozma isteğinin reddiyle birlikte dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilmesine karar verdi.
Hırsızlık suçundan sanık ...'nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 61, 522, 59. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, cezanın 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddesi uyarınca günlüğü 9,00 Türk lirasından 900,00 Türk lirası adlî para cezasına çevrilmesine dair Akşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 07/04/2009 tarihli ve 2006/262 esas, 2009/275 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 21.12.2009 gün ve 2009/14796/72556 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2010 gün ve KYB/2009/296890 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 21.01.2010 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(Tüm dosya kapsamına göre, Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 25/09/2007 tarihli ve 2003/2245 soruşturma, 2003/904 esas, 2003/419 sayılı ek iddianamesiyle ... kızı ... doğumlu ... hakkında açılan dava sonunda ... ve ... kızı ... doğumlu ... hakkında söz konusu kararın verildiği, oysa atılı eylemi işleyen kişinin ... ve ... kızı, ... doğumlu ... olduğunun anlaşıldığı, bu sebeple ... kızı ... doğumlu ...'nun beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre;
Hakkında ek iddianame düzenlenen ... kızı, ... doğumlu ... (...)'nun dosya kapsamında adresi ... Mahallesi ... Sokak, No:24 Eskişehir olarak belirtilmişse de, dosyada bulunan nüfus kayıtlarına, 10.09.2009 tarihli ekspertiz raporu içeriğine göre bu adreste oturan kişinin ... ve ... kızı ... doğumlu ... ... (...) olduğu, hakkında ek iddianame düzenlenen, karar verilen ... ve ... kızı ... doğumlu ... (...)'ya ... doğumlu ... ve ... kızı ...'nun adresi belirtilerek kararın tebliğe çıkarıldığı ve Tebligat Kanunu 21. maddeye göre tebliğin yapıldığının anlaşılması karşısında; Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararı uyarınca hükmün kesinleşmediği ve kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek;
1-) Akşehir Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07.04.2009 tarih ve 2006/262 esas ve 2009/275 karar sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,
2-) Sanık ... ve ... kızı ... doğumlu ...'ya anılan karar yöntemine göre tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve hükmün temyizi halinde, esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 19.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Anılan Yazıda;
(Tüm dosya kapsamına göre, Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 25/09/2007 tarihli ve 2003/2245 soruşturma, 2003/904 esas, 2003/419 sayılı ek iddianamesiyle ... kızı ... doğumlu ... hakkında açılan dava sonunda ... ve ... kızı ... doğumlu ... hakkında söz konusu kararın verildiği, oysa atılı eylemi işleyen kişinin ... ve ... kızı, ... doğumlu ... olduğunun anlaşıldığı, bu sebeple ... kızı ... doğumlu ...'nun beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre;
Hakkında ek iddianame düzenlenen ... kızı, ... doğumlu ... (...)'nun dosya kapsamında adresi ... Mahallesi ... Sokak, No:24 Eskişehir olarak belirtilmişse de, dosyada bulunan nüfus kayıtlarına, 10.09.2009 tarihli ekspertiz raporu içeriğine göre bu adreste oturan kişinin ... ve ... kızı ... doğumlu ... ... (...) olduğu, hakkında ek iddianame düzenlenen, karar verilen ... ve ... kızı ... doğumlu ... (...)'ya ... doğumlu ... ve ... kızı ...'nun adresi belirtilerek kararın tebliğe çıkarıldığı ve Tebligat Kanunu 21. maddeye göre tebliğin yapıldığının anlaşılması karşısında; Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararı uyarınca hükmün kesinleşmediği ve kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek;
1-) Akşehir Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07.04.2009 tarih ve 2006/262 esas ve 2009/275 karar sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,
2-) Sanık ... ve ... kızı ... doğumlu ...'ya anılan karar yöntemine göre tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve hükmün temyizi halinde, esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 19.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.