‹ Ana sayfa
Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/7332 K.2012/578

Esas No: 2009/7332 · Karar No: 2012/578 · Karar Tarihi: 23.01.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların hırsızlık ve hırsızlık malı satın alma suçlarından dolayı verilen mahkumiyet kararlarının zamanaşımı nedeniyle iptal edilip yeniden yargılanıp yargılanmayacağı konusudur. Mahkeme, 765 sayılı TCY’nin 512/ilk maddesine göre belirlenen cezanın üst sınırına ve 102/4 ile 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının geçmesi nedeniyle kararları bozarak, ilgili davaların zamanaşımı nedeniyle düşmesini ve yeniden yargılanmamasını hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, hırsızlık malı satın almak

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

A- Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;

Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCY.nın 512/ilk maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 04.09.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

B-Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;

Kınık Sulh Ceza Mahkemesinin 14.03.2003 günlü, 2002/238-2003/67 sayılı hükümlülük kararı sanıklar ... ve ... yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği, anılan kararı sanık ...'in yasal süresi içerisindeki temyizi üzerine,

Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 13.07.2005 günlü kararı ile, sanık ... yönünden 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için, ''diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına, bozmanın hükmü temyiz etmeyen ... ve ... 'ya sirayetine” denilerek bozulmasına karar verildiği ve Mahkemece yeniden yargılama yapılarak bozmaya uyulup verilen görevsizlik kararı üzerine Kınık Asliye Ceza Mahkemesince bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen diğer sanıklar ... ve Uğur Kaya'da yararlandırılarak 02.06.2006 günlü, 2006/63-107 sayılı kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesinin düzenleniş amacının, aynı hükümle cezalandırılan sanıklar hakkında birbiriyle çelişen hükümlerin verilmesinin engellenmesi ve temyiz yoluna başvurmayanlar aleyhine doğabilecek adaletsizlikleri önlemektir. Anılan maddenin uygulanabilmesi için; aynı mahkemece aynı kararla birden çok sanığın hükümlendirilmesi, sanıkların fiilinde bağlantı bulunması, hükmün Cumhuriyet savcısı, katılan veya sanıklardan bir veya birkaçı tarafından ve sanıkların tümünü kapsamayacak şekilde temyiz edilmiş olması, hükmün cezanın belirlenmesinde hukuka aykırılık nedeniyle sanık yararına bozulması ve bu bozmanın hükmü temyiz etmeyen veya kendileriyle ilgili temyiz bulunmayan sanıklara da uygulanma olanağına sahip olması gerekecektir. Suç unsurlarının oluşmaması, fiilin suç olmaması, cezanın azaltılması veya ortadan kaldırılmasını gerektiren nedenler de cezanın belirlenmesinde hukuka aykırılık olarak değerlendirilebilecektir. Bu nedenle hükmün diğer yönleri incelenmeden bozulmasından, hükmü temyiz etmeyen sanıkların yararlanma olanağı bulunmadığı gibi, somut olayda da 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesinin uygulama koşullarının bulunmadığı, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere; adı geçen hükümlü hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden talep üzerine yada resen uyarlama yargılamasının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.

Yukarıdaki açıklanan nedenlerle, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlüler ... ve ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca adı geçen hükümlü hakkındaki davanın ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler ... ve ... Savunmanı'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?