Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/7064 K.2012/178
Özet: Uyuşmazlık, mahkemece verilen sahtecilik ve hırsızlık malı bilerek kullanma suçundan dolayı sanıkların mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusunun kabul edilip yasal sürede yapılmadığı yönündeydi; Mahkeme, temyiz isteğinin geçerli olduğunu belirterek, ilgili cezaların süreleri ve zamanaşımı hükümleri çerçevesinde kararın bozulmasına gerek olmadığını, ancak kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesini kararlaştırdı.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahtecilik-2813 SK Muhalefet-Hırsızlık Malı Bilerek Kullanmak
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 11.Ceza Dairesinin 27.02.2009 günlü görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün ve 114/113; 01.05.2007 gün ve 93/104; 20.02.2007 gün ve 46/39; 23.12.2008 gün ve 258/240 sayılı ve benzer kararlarında da ayrıntıları açıklandığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; Hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunludur. İnceleme konusu kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken “ … hükmün tebliğinden itibaren 7 gün içinde Mahkememize verilecek dilekçe ile Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere…” dendiği, temyiz başvuru yönteminin tam olarak açıklanmadığı ve Cezaevinde bulunan sanık ...'ın temyiz dilekçesini 11.10.2006 tarihinde postaya verdiğinin anlaşılmasına göre, temyiz isteği yasal sürede kabul edilerek yapılan incelemede;
Hüküm tarihi olan 12.09.2006 tarihi ile inceleme tarihi arasında sanıklar hakkında uygulanan 2813 sayılı Yasanın 32/a, 765 sayılı TCK’nun 350/1, 512/1. maddesindeki suçlar için öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Yasanın 102/4.maddesinde yazılı 5 yıllık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 17.01.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Sahtecilik-2813 SK Muhalefet-Hırsızlık Malı Bilerek Kullanmak
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 11.Ceza Dairesinin 27.02.2009 günlü görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün ve 114/113; 01.05.2007 gün ve 93/104; 20.02.2007 gün ve 46/39; 23.12.2008 gün ve 258/240 sayılı ve benzer kararlarında da ayrıntıları açıklandığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; Hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunludur. İnceleme konusu kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken “ … hükmün tebliğinden itibaren 7 gün içinde Mahkememize verilecek dilekçe ile Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere…” dendiği, temyiz başvuru yönteminin tam olarak açıklanmadığı ve Cezaevinde bulunan sanık ...'ın temyiz dilekçesini 11.10.2006 tarihinde postaya verdiğinin anlaşılmasına göre, temyiz isteği yasal sürede kabul edilerek yapılan incelemede;
Hüküm tarihi olan 12.09.2006 tarihi ile inceleme tarihi arasında sanıklar hakkında uygulanan 2813 sayılı Yasanın 32/a, 765 sayılı TCK’nun 350/1, 512/1. maddesindeki suçlar için öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Yasanın 102/4.maddesinde yazılı 5 yıllık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 17.01.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.