Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/3446 K.2012/5208
Özet: Uyuşmazlık, sanığın haksız olarak elde ettiği anahtarla yakınının evine girip yüksek değerdeki eşyaları çaldığı ve bazı eşyalardan kısmi iade yaptığı hırsızlık suçuyla ilgilidir; mahkeme, dosya ve duruşma tutanaklarını inceleyerek suçun işlendiğini kabul etmiş ve usul‑yasa açısından herhangi bir eksiklik bulmamıştır. Mahkeme, sanığın eylemlerine ilişkin kanun hükümleri çerçevesinde hırsızlık suçu nedeniyle mahkumiyet kararı vermiştir.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın haksız olarak elde etiği anahtar ile yakınanın evine girip pek fahiş değerde olan eşyaları çaldığı, mahkeme aşamasında suça konu olan kamera ve videoyu bıraktığı kişiyi göstererek kısmi iadeyi sağladığı ve yakınanın şikayetçi olmadığı olayda;
a- Mahkeme aşamasında sanığın çaldığı eşyalardan olan kamera ve videoyu bıraktığı kişiyi göstererek kısmi iadeyi sağladığının anlaşılması nedeniyle; yakınanın kısmi iadeye rıza gösterilip göstermediği sorularak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nun 168. maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
b- Yakınanın şikayetçi olmadığı ve suç tarihi itibariyle de gündüz vakti işlenen konut dokunulmazlığını bozma suçunun şikayete tabi olduğu gözetilmeden, lehe Yasa karşılaştırmasında mahkumiyet hükmü kurularak dikkate alınması,
c- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/2, 522 (pek fahiş), 81/1-3, 59. maddeleriyle 5237 sayılı Yasanın 142/2-d, 168 (kısmi iadeye rıza gösterilmesi halinde), 62, 53. maddeleri uyarınca, uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de,
Sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi, denetime olanak sağlaması bakımından da bu ilamın infaz tarihini içerir biçimde onaylı örneğinin dosyaya getirtilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık ... savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 22.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın haksız olarak elde etiği anahtar ile yakınanın evine girip pek fahiş değerde olan eşyaları çaldığı, mahkeme aşamasında suça konu olan kamera ve videoyu bıraktığı kişiyi göstererek kısmi iadeyi sağladığı ve yakınanın şikayetçi olmadığı olayda;
a- Mahkeme aşamasında sanığın çaldığı eşyalardan olan kamera ve videoyu bıraktığı kişiyi göstererek kısmi iadeyi sağladığının anlaşılması nedeniyle; yakınanın kısmi iadeye rıza gösterilip göstermediği sorularak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nun 168. maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
b- Yakınanın şikayetçi olmadığı ve suç tarihi itibariyle de gündüz vakti işlenen konut dokunulmazlığını bozma suçunun şikayete tabi olduğu gözetilmeden, lehe Yasa karşılaştırmasında mahkumiyet hükmü kurularak dikkate alınması,
c- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/2, 522 (pek fahiş), 81/1-3, 59. maddeleriyle 5237 sayılı Yasanın 142/2-d, 168 (kısmi iadeye rıza gösterilmesi halinde), 62, 53. maddeleri uyarınca, uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de,
Sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi, denetime olanak sağlaması bakımından da bu ilamın infaz tarihini içerir biçimde onaylı örneğinin dosyaya getirtilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık ... savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 22.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.