Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/28313 K.2011/2979
Özet: Uyuşmazlık, hırsızlık ve çalıntı eşyayı satın alma suçlarından dolayı sanıkların temyiz itirazlarıyla ilgiliydi; mahkeme, ikinci kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğunu belirterek temyiz davasını reddetti. Sonuç olarak, 21/03/2011 tarihli kararla sanıklar hakkında açılan kamu davası zamanaşımı nedeniyle düşürüldü.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, Cürüm eşyasını satın almak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümlü ... hakkında kurulan Kaman Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2004 tarih ve 2003/70-2004/23 sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.9.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ..., ... ve ...'a ilişkin ilk hükmün, anılan sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/12/2005 tarihli yazısı ile iadesi üzerine haklarındaki hüküm kesinleşmiş olan ...'in tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazlarının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK.nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE;
5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanıklar ... ve ...'ın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/10-son ve sanık ...'ın eylemine uyan aynı Yasanın 512/1. maddesindeki çalıntı malı satın almak suçlarının gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 06/12/2001 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... ile katılan Türk Telekom AŞ vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 21/03/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hırsızlık, Cürüm eşyasını satın almak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümlü ... hakkında kurulan Kaman Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2004 tarih ve 2003/70-2004/23 sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.9.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ..., ... ve ...'a ilişkin ilk hükmün, anılan sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/12/2005 tarihli yazısı ile iadesi üzerine haklarındaki hüküm kesinleşmiş olan ...'in tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazlarının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK.nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE;
5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanıklar ... ve ...'ın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/10-son ve sanık ...'ın eylemine uyan aynı Yasanın 512/1. maddesindeki çalıntı malı satın almak suçlarının gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 06/12/2001 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... ile katılan Türk Telekom AŞ vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 21/03/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.