Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/14022 K.2012/7341
Özet: (1) Uyuşmazlık, 30/12/2003 tarihli hırsızlık ve hırsızlık malı satın alma suçları nedeniyle verilen mahkumiyet kararı üzerine yapılan temyiz talepleridir; (2) Mahkeme, ikinci kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğunu belirterek temyiz itirazını reddetti ve 29/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar vererek ilgili kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesini onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, hırsızlık malı satın alma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde;
Hükümlü hakkında kurulan 30.12.2003 tarihli önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere adı geçen hükümlü yönünden temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm hakkında ancak, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden talep üzerine yada resen uyarlama yargılaması yapılmasının mümkün olduğu, hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra aynı dosyada sanık olan ..., ... ve ...’na ilişkin ilk hükmün, bu sanıkların müdafiileri tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 5237 sayılı Kanun hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...’nun uyarlama yargılamasının ayrı olarak ele alınması gerekirken tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, ikinci hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenle, ... hakkında yeniden kurulan ikinci hükme yönelik, hükümlü müdafiinin temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
B- Sanıklar ... ve ... hakkında hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklara yüklenen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre sanıklar lehine hükümler içeren 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının suç tarihi olan 29/08/1999 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 29.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, hırsızlık malı satın alma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde;
Hükümlü hakkında kurulan 30.12.2003 tarihli önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere adı geçen hükümlü yönünden temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm hakkında ancak, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden talep üzerine yada resen uyarlama yargılaması yapılmasının mümkün olduğu, hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra aynı dosyada sanık olan ..., ... ve ...’na ilişkin ilk hükmün, bu sanıkların müdafiileri tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 5237 sayılı Kanun hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...’nun uyarlama yargılamasının ayrı olarak ele alınması gerekirken tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, ikinci hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenle, ... hakkında yeniden kurulan ikinci hükme yönelik, hükümlü müdafiinin temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
B- Sanıklar ... ve ... hakkında hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklara yüklenen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre sanıklar lehine hükümler içeren 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının suç tarihi olan 29/08/1999 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 29.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.