Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/2194 K.2012/3553
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, hırsızlık suçundan dolayı sanığın mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusu ve savunma eksiklikleri; (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde değerlendirerek hükmün kısmen bozulmasına karar verip 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle mahkumiyeti iptal etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Aşamalarda yüklenen suçu kabul etmeyen sanık ...'in savunmasının aksine, yüklenen suçu işlediğini gösterir, yakınanın soyut iddiası dışında, hükümlülüğüne yeterli, yasal ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmesi,
2-Sanık ...'e 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin anlam ve sonuçları hatırlatılmadan, suçtan zarar gören yakınanın uğradığı zarar miktarı saptanıp ve bu zararı giderip gidermeyeceği sorularak zararı giderme olanağı tanınmadan, “mağdurun zararının aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle giderilmesi şartının gerçekleşmediği” gerekçesiyle, uygulanmamasına ilişkin nesnel ve öznel koşullar değerlendirilmeden, sanık hakkında anılan maddenin uygulanmayacağına karar verilmesi,
3-Kabule göre de;
a) 5237 sayılı TCY’nın 2. maddesinin “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz” hükmünü içerdiği, yaşı küçük sanık hakkında hangi hallerde çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanabileceğinin aynı Yasanın 31 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 11. maddelerinde açık olarak belirtildiği gözetilmeden, hırsızlık suçundan mahkum olan sanıklar hakkında, ayrıca 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 5. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesi,
b) Birlikte suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine yazılı biçimde uygulama yapılarak 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Aşamalarda yüklenen suçu kabul etmeyen sanık ...'in savunmasının aksine, yüklenen suçu işlediğini gösterir, yakınanın soyut iddiası dışında, hükümlülüğüne yeterli, yasal ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmesi,
2-Sanık ...'e 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin anlam ve sonuçları hatırlatılmadan, suçtan zarar gören yakınanın uğradığı zarar miktarı saptanıp ve bu zararı giderip gidermeyeceği sorularak zararı giderme olanağı tanınmadan, “mağdurun zararının aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle giderilmesi şartının gerçekleşmediği” gerekçesiyle, uygulanmamasına ilişkin nesnel ve öznel koşullar değerlendirilmeden, sanık hakkında anılan maddenin uygulanmayacağına karar verilmesi,
3-Kabule göre de;
a) 5237 sayılı TCY’nın 2. maddesinin “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz” hükmünü içerdiği, yaşı küçük sanık hakkında hangi hallerde çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanabileceğinin aynı Yasanın 31 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 11. maddelerinde açık olarak belirtildiği gözetilmeden, hırsızlık suçundan mahkum olan sanıklar hakkında, ayrıca 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 5. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesi,
b) Birlikte suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine yazılı biçimde uygulama yapılarak 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.