Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/9796 K.2012/6883
Özet: Uyuşmazlık, sanığın balkon kapı kilidini zorlayarak konutuna girip hırsızlık yapması ve mahkemenin bu eylemi 5237 sayılı TCK’nın hırsızlık suçuna uygun olarak değerlendirmesidir; Mahkeme, sanığın suçun tüm unsurlarını taşıdığını kabul ederek, ilgili yasa hükümlerine göre hapis cezasına mahkumiyet kararı vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince lehe olan yasanın belirlenmesi için yapılan değerlendirme aşamasında, sanık tarafından zorlanan plastik doğramadan üretilmiş balkon kapı kilidinin ne suretle sağlam ve muhkem olduğu açıklanıp tartışılmadan ve buna ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilmeden, 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinin değerlendirmeye esas alınması suretiyle yazılı biçimde karşılaştırma yapılması,
2- Sanığın mağdurun oturduğu konutun balkon kapı kilidini aletle zorlayarak açtığının belirlenmesi ve bu işlem sırasında anahtar ya da başka bir aleti anahtar gibi kullandığına ilişkin kanıt bulunmadığının anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142.maddesinin 1-b. fıkra ve bendine uyduğu gözetilmeden, aynı yasa maddesinin 2-d fıkra ve bendi ile uygulama yapılması,
3- 5237 sayılı TCK’nın 145/1.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522/1. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun
işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
4- 5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nda tanımlanan hırsızlık suçunun öğelerinin farklı olduğu, mağdurun konutuna kapı kilidine zarar vererek açıp içeri giren ve hırsızlık yapan sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra konut dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu ve bu suçun gece vakti işlenmiş olduğu takdirde aynı Yasanın 116/1-4, gündüz vakti işlenmişse ve mağdurun şikayetçi olduğu saptandığı takdirde 116/1. maddesine uyan suçu ve aynı Yasanın 151/1.maddesinde düzenlenen mala zarar vermek suçunu da oluşturduğu gözetilmeden, bu konuda bir değerlendirme yapılmaması,
5- 5237 sayılı Yasa uyarınca uygulama yapıldığı halde, kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve aynı Yasanın 53/1-2-3. madde ve fıkralarında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerine hükmedilmemesi,
6- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın suç gündüz vakti işlenmişse 491/4, gece vakti işlenmişse 492/1, sağlam muhkem ise 493/1 ve 81/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, suç gece vakti işlenmişse 143/1, 53, suç gece vakti işlenmişse 116/1-4, gündüz vakti işlenmişse ve mağdur şikayetçi ise 116/1, 53 ve 151/1, (53). maddelerinde öngörülen cezaların alt ve üst sınırları ile (konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları için 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükümleri) değerlendirilip, sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiğinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 05.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince lehe olan yasanın belirlenmesi için yapılan değerlendirme aşamasında, sanık tarafından zorlanan plastik doğramadan üretilmiş balkon kapı kilidinin ne suretle sağlam ve muhkem olduğu açıklanıp tartışılmadan ve buna ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilmeden, 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinin değerlendirmeye esas alınması suretiyle yazılı biçimde karşılaştırma yapılması,
2- Sanığın mağdurun oturduğu konutun balkon kapı kilidini aletle zorlayarak açtığının belirlenmesi ve bu işlem sırasında anahtar ya da başka bir aleti anahtar gibi kullandığına ilişkin kanıt bulunmadığının anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142.maddesinin 1-b. fıkra ve bendine uyduğu gözetilmeden, aynı yasa maddesinin 2-d fıkra ve bendi ile uygulama yapılması,
3- 5237 sayılı TCK’nın 145/1.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522/1. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun
işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
4- 5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nda tanımlanan hırsızlık suçunun öğelerinin farklı olduğu, mağdurun konutuna kapı kilidine zarar vererek açıp içeri giren ve hırsızlık yapan sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra konut dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu ve bu suçun gece vakti işlenmiş olduğu takdirde aynı Yasanın 116/1-4, gündüz vakti işlenmişse ve mağdurun şikayetçi olduğu saptandığı takdirde 116/1. maddesine uyan suçu ve aynı Yasanın 151/1.maddesinde düzenlenen mala zarar vermek suçunu da oluşturduğu gözetilmeden, bu konuda bir değerlendirme yapılmaması,
5- 5237 sayılı Yasa uyarınca uygulama yapıldığı halde, kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve aynı Yasanın 53/1-2-3. madde ve fıkralarında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerine hükmedilmemesi,
6- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın suç gündüz vakti işlenmişse 491/4, gece vakti işlenmişse 492/1, sağlam muhkem ise 493/1 ve 81/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, suç gece vakti işlenmişse 143/1, 53, suç gece vakti işlenmişse 116/1-4, gündüz vakti işlenmişse ve mağdur şikayetçi ise 116/1, 53 ve 151/1, (53). maddelerinde öngörülen cezaların alt ve üst sınırları ile (konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları için 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükümleri) değerlendirilip, sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiğinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 05.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.