‹ Ana sayfa
Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/9540 K.2011/40299

Esas No: 2008/9540 · Karar No: 2011/40299 · Karar Tarihi: 28.09.2011
Özet: (1) Mahkeme, sanıkların mağdurun cep telefonunu çalmak amacıyla parkta yaklaşarak şiddet ve tehdit içermeyen bir hırsızlık eylemi gerçekleştirdiğini belirledi; (2) mahkeme, bu suçtan dolayı sanıkları hapis cezasına mahkum etti.
MAHKEMESİ: Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Olay tarihinde saat 13.30 sıralarında parkta oturan mağdurun cep telefonunu bir şekilde ele geçirmeye karar veren sanıkların mağdura yaklaşarak bazı şahısları tanıyıp tanımadıklarını sordukları, kendisi ile konuşup yakınlık kurmak istedikleri, mağdurun adı geçen kişileri tanımadığını beyan etmesi üzerine cep telefonunun olup olmadığını sordukları, mağdurun var demesi üzerine bir arkadaşımız var arayacağız diyerek telefonu istemeleri üzerine sanıklar tarafından mağdura yönelik olarak cebir, şiddet ve tehdit olmadan mağdurun kendi iç dünyasında duyduğu korku ile telefonu teslim ettiği, sanıklardan ...’ın bir iki yeri arıyormuş gibi yaptığı, telefonu mağdurun geri istemesi üzerine kaçmaya çalıştıkları, mağdurun yakında bulunan market sahibinden yardım istemesi üzerine kolluk kuvvetlerinin olay yerine geldiği ve sanıkların yakalandıkları ve suça konu malında sanıklar tarafından atılan ağaçların arasında ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında; bu somut olayda suça konu mal üzerinde mağdurun rızai olarak zilliyetliği devretmemiş olması nedeniyle eylemin 5237 sayılı Yasanın 141/1. maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde ve suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşürülerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Sanık ...'nın diğer sanık ...'nın eylemine doğrudan katıldığı halde hakkında 5237 Sayılı TCK.nun 37. maddesi yerine aynı yasanın 39. maddesi uygulanmak suretiyle eksik cezaya hükmolunması;

3- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum olan sanıklar hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmaması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sanık ... yönünden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının korunmasına, 28.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?