Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/5948 K.2012/6971
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların kilitli aracın çalınmasıyla ilgili hırsızlık suçundan dolayı verilen yerel mahkeme kararı ve bu kararın temyizinde ortaya çıkan hukuki hatalar üzerineydi; Mahkeme, temyizdeki eksiklikleri gidererek kararın bozulmasına ve sanıkların hapis cezasının yeniden değerlendirilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...'ın 08.10.1975 olan doğum tarihi ile sanık ...'ın 05.01.1978 olan doğum tarihinin tam olarak gerekçeli karar başlığına nüfus kaydına uygun olarak yazılması, yerinde düzeltilmesi olanaklı eksiklik kabul edilmiş,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Kilitli aracın kapısını demir aletle zorlayarak açıp, düz kontak yaparak çalmaya kalkışan sanıkların eyleminin 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 142/2-d maddesi ile uygulama yapılması,
2- Suçun gece vakti işlendiğinin sanık ifadeleri ile anlaşıldığı halde, 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesi ile cezada arttırma yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Sanıklar savunmanı esas hakkındaki savunmasında, lehe olan yasa maddelerinin uygulanmasını istediği halde, sanıklara verilen kısa süreli hapis cezası nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 51. maddelerinin uygulanma olasılığının tartışılmaması,
4- Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi,
5- Suçları birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, “müteselsilen” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
6-Sanık ...'ın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 62, 522, 59, 81/1-2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 35, 62, 53, 151/1, 53. maddeleri ile, sanık ...'ın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 64/1, 493/1-son, 62, 522, 59, 81/1-2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 35, 62, 53, 151/1, 53. maddelerinde öngörülen cezaların tür, alt ve üst sınırları ile mala zarar vermek suçları yönünden uzlaşma hükümleri bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, lehe olan yasanın yeniden yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 04.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...'ın 08.10.1975 olan doğum tarihi ile sanık ...'ın 05.01.1978 olan doğum tarihinin tam olarak gerekçeli karar başlığına nüfus kaydına uygun olarak yazılması, yerinde düzeltilmesi olanaklı eksiklik kabul edilmiş,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Kilitli aracın kapısını demir aletle zorlayarak açıp, düz kontak yaparak çalmaya kalkışan sanıkların eyleminin 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 142/2-d maddesi ile uygulama yapılması,
2- Suçun gece vakti işlendiğinin sanık ifadeleri ile anlaşıldığı halde, 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesi ile cezada arttırma yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Sanıklar savunmanı esas hakkındaki savunmasında, lehe olan yasa maddelerinin uygulanmasını istediği halde, sanıklara verilen kısa süreli hapis cezası nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 51. maddelerinin uygulanma olasılığının tartışılmaması,
4- Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi,
5- Suçları birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, “müteselsilen” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
6-Sanık ...'ın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 62, 522, 59, 81/1-2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 35, 62, 53, 151/1, 53. maddeleri ile, sanık ...'ın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 64/1, 493/1-son, 62, 522, 59, 81/1-2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 35, 62, 53, 151/1, 53. maddelerinde öngörülen cezaların tür, alt ve üst sınırları ile mala zarar vermek suçları yönünden uzlaşma hükümleri bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, lehe olan yasanın yeniden yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 04.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.